"Ben size, karakterinizde yaptığınız ilerlemeyi soruyorum, siz bana bir filozofun kitabını çok iyi okuduğunuzu ve anladığınızı söyleyerek, övünüyorsunuz. Bu kitabı anlamanız sayesinde ruhunuz şimdi daha yüksek, daha özgür, daha vefalı ve daha güzel oldu mu? Ruhunuz hiçbir şeyin engel olamayacağı kadar güçlü ve hiçbir şeyin bulandıramayacağı kadar berrak oldu mu? Şikayetleri, öfkeyi ve sızlanmayı hayatınızdan kovabildiniz mi? İlkeler içinizde yeşerdi mi?"
Her şeyden önce günümüzde insanlar, bir yaşam felsefesine sahip olma ihtiyacını neredeyse hiç duymuyorlar. Onun yerine, günlerini son moda tüketim zımbırtılarını alabilmek adına çalışıp didinmekle harcıyor ve yeterince şey satın alırlarsa hem anlamlı hem de son derece tatminkâr bir hayatları olacağına dair kuvvetli bir inanç besliyorlar.