Çoğumuzun batıl inançları vardır. Ben mesela, tanrıları kışkırtmak istemediğim için çok mutlu ya da çok iyi olduğumu söylemem. Ne kadar akıldışı bir düşünce olsa da böyle yapıyorum. Kimileri yanlarında uğurlu olduğuna inandıkları şeyler taşır. Kimileri de tahtaya vurur (Vuranlardan biri de benim!),
Gilbert White, "Batıl inanç kökenli önyargılardan kurtulmak dünyanın en zor işidir. Onları anamızın sütünü emer gibi, emmişiz" demiş 200 seneyi aşkın bir zaman önce. Batıl inançların ortak nitelikleri, bilgisizlik ve korku üstüne kurulu akıldışı inanışlar olmalarıdır. Saplantıya varan bir saygı görürler. Diğer bir anahtar öğe de uğura ve büyüye olan inanışlardır...
Batıl inançların çoğu, iyi şeylere ulaşmaktan çok uğursuzluklara anlam yükleme ve uğursuzluğu uzaklaştırmakla ilgilidir.
Başkalarının davranış biçimlerinin analizini kendi davranış biçimlerimizin analizlerinden farklı yaparız. Kendi davranışlarımızın biçimlenmesinde, dış etkenlerin ve dış nedenlerin büyük tesiri olduğuna inanırız. Oysa başkalarının davranışları söz konusu olduğunda, sonuç bunun tam tersidir, onların davranışlarının kişiliklerinin ve iç dinamiklerin yansıması olduğuna inanırız.
Toplumun büyük bir kesimi kendini ortalama bir bireyden daha akıllı, daha adil, daha az önyargı sahibi ve daha üstün sözel becerileri olan biri olarak görüyor.
Yapılan deneyler, kişilerin piyango biletini başkasına satma olasılığının, sonuçların açıklanmasına yaklaşıldıkça azaldığını gösteriyor. Bir olayın gerçekleşme olasılığına dair insanların yaptığı tahminlerin o olayı zihinlerinde ne denli net biçimde canlandırabildiklerine bağlı olduğuna dair elde bazı kanıtlar da var.