Böyle güzel bir bahar akşamında aklından bunları geçirmeden yürüyenler ne kadar da soylular. Onlara zevk veren şeyleri bulup hayat amacı yapıyorlar. Zevk almamaya başladıklarında, zevk almama hâli de hayat amaçları oluyor. Bir dize yazarlarsa, yazdıkları yerde bir amaç yatıyor. Bir dize yazamazlarsa, yazamadıkları yerde bir amaç yatıyor. Dahası kimseye rahatsızlık vermiyorlar. Hakiki amaçları bu.
"Yeter," diye söylenmeniz sadece daha çok söylenmelerine neden oluyor. "Peki," derseniz daha ısrarcı oluyorlar. "Anlamadım," derseniz saymaya devam ediyorlar ve buna hayata uyum sağlama stratejisi diyorlar. Bu strateji insanların kolayına geliyor. Sadece susman ve ona uyman yeterli.
Bu dünya ısrarcı, zehirli, yaygaracı ve her şeyden önce arsız insanlarla dolu. Özellikle bazılarının bu dünyaya ne yapmaya geldiği anlaşılmıyor. Üstelik bu sadece yüzlerine bakarak ulaştığım bir sonuç değildi. Çoğu sadece yer kaplıyor. Bu geçici dünyadaki alanların çoğunu alıyor ve bunu müthiş bir itibar gibi sunuyorlar.