"Arkadaşlar, bu rakıyı vaktiyle padişahlar da içerdi. Onlar da her türlü eğlenceyi yapardı. Yalnız aramızdaki fark, onlar sarayların dört duvarı arasında gizlenip müraice içerlerdi. Ben ise aziz milletimin huzurunda yapıyorum ve şerefimle içiyorum."
"Dua et oğlum, fakat anlaşılmaz birtakım şeyler mırıldanmakla veya avaz avaz bağırmakla ya da dinsel duygular içinde domuzlar gibi ağlamakla yapma. Dua, sadece iyi, temiz ve dolambaçsız düşünceye verilen addır. Aklının, vücudunun ve ruhunun bir parçası olmalıdır." Diyerek odamdan ayrıldı Vaiz Gruffydd..