Bu bir yas kitabı, yasa başka bir yerden bakan bir kitap. İkiz kardeşinin ölüme giden yolcuğuna şahit olan bir kardeşin yas süreci ve birlikte olan anılarını düşlerinde canlandırmasının kitabı. Dili, anlatılanla ters düşer şekilde canlı ve dinamik geldi bana.
"Bir keresinde biri, eğer gözlerindeki bakışı yumuşatırsan rahatlarsın ve masken düşer, demişti. Bunu söyleyen kişi küçük gözleri olan bir kadındı; öyle ki, kardeşimin internet hesabında bulduğum kısa filmindeki gözlerini zar zor görebilmiştim. Kadın, yumuşak bakışların varsa kendini ve etrafındaki insanları daha farklı, daha iyi görebilirsin diyordu. Şefkat kelimesini kullanıyordu. Kardeşim de meditasyon yaptığı zamanlarda ve Çinli filozoflar okurken bir süre bu kelimeyi kullanmıştı. Dünyadaki şiddet yanlılarına, diktatörlere ve et yiyenlere karşı merhamet duyuyordu... başkasına zarar verme eğiliminin nerede başladığını anlıyorum, diyordu. Çünkü bunu ben de hissediyorum. Ona bu eğiliminin nereden kaynaklandığını ya da neden bensiz gitme ihtiyacı hissettiğini sormadım. Onun için daha iyi bir kardeş olmak istedim, zor olmayan, başkalarına merhamet eden ve kendine merhamet etmeyen biri. Başkalarına merhamet etmek kendine merhamet etmeyi de içerir dedi kardeşim beni rahatsız eden bir sertlikle. Başkalarına zarar verenler kendilerine de şiddet uygulayabilirler diye düşündüm."