H. Basak

H. Basak
131 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
10/10
·152 syf.··
2026 5. kitabı
Bir olay üç anlatıcılı mükemmel kitap. Pınarın Kür'ün kendi zekasını oya gibi işlediği ince detaylar, anlatım şekilleri. Değişen yazı puntoları ve karakteriyle verilen o ince nüanslar. Kitabı harika yapan asıl şey işte budur. Olay belli kadın asılacak. Faik İrfan Elverir'in gece yarısı düşünmeleriyle başlıyor kitap bu şahsiyet bir başhakim. Kadın düşmanı, ezilmiş ve yoklukla büyümüş bencil biri bunu o gece yarısı düşündüğü tüm çirkin düşüncelerinden anlayabiliyoruz. Ve diyor ki bu kadın asılsın. İkinci bölüm Asılacak Kadın Melek o da bilinçakışı tekniği ile yazılmış. Hakimin verdiği karara itiraz etmez Melek hiç konuşmaz susar söylese konuşsa ne değişecektir ki diye düşünür oysa masumdur fakat savunmaz kendini. Bu bölümde Melek'in düşüncelerine bakarız. Etrafında olan olayları sorgulamadan ve anlamladan itaatkar şeklinde yerine getiren cahil bir kızın düşünceleri. Masum bir hayvandan farksızdır sorgulamaz, anlamaz sadece itaat eder. Aslında Melek'e bu yönden bakalım diye tüm o ince detayları oyalamıştır yazar. Üçüncü bölüm Yalçın karaketeri ağzından yazılır çünkü Yalçın'ın okumuş biridir. Düşüncelerini dile getirir söyler. Kitabın yazıldığı döneme göre Yalçın idealist biri memleketi kurtarma sevdasına düşmüştür. Bu role öyle bürünür ki kendini kurtarıcı ilan eder Melek'i kurtarmak istemiştir. Yalçın bize anlatırken Melek'i analiz ettiği cümleleri çok vurucudur. Kitabı kapattıktan sonra deriz. Melek gibi biri olabilir mi? Ülkemin kanayan yarası kızlar, kız çocukları, kadınlar... susturulmuşlar veya susturulmaya çalışılanlar... ezilenler ve hep ezik kalanlar...
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,5bin okunma
Reklam

H. Basak

, bir kitap okudu
10/10
·152 syf.··
2026 5. kitabı
Pınar Kür
8.3/10 · 11,5bin okunma
5/10
·216 syf.··
2026 4. kitabı
Bu bir yas kitabı, yasa başka bir yerden bakan bir kitap. İkiz kardeşinin ölüme giden yolcuğuna şahit olan bir kardeşin yas süreci ve birlikte olan anılarını düşlerinde canlandırmasının kitabı. Dili, anlatılanla ters düşer şekilde canlı ve dinamik geldi bana. "Bir keresinde biri, eğer gözlerindeki bakışı yumuşatırsan rahatlarsın ve masken düşer, demişti. Bunu söyleyen kişi küçük gözleri olan bir kadındı; öyle ki, kardeşimin internet hesabında bulduğum kısa filmindeki gözlerini zar zor görebilmiştim. Kadın, yumuşak bakışların varsa kendini ve etrafındaki insanları daha farklı, daha iyi görebilirsin diyordu. Şefkat kelimesini kullanıyordu. Kardeşim de meditasyon yaptığı zamanlarda ve Çinli filozoflar okurken bir süre bu kelimeyi kullanmıştı. Dünyadaki şiddet yanlılarına, diktatörlere ve et yiyenlere karşı merhamet duyuyordu... başkasına zarar verme eğiliminin nerede başladığını anlıyorum, diyordu. Çünkü bunu ben de hissediyorum. Ona bu eğiliminin nereden kaynaklandığını ya da neden bensiz gitme ihtiyacı hissettiğini sormadım. Onun için daha iyi bir kardeş olmak istedim, zor olmayan, başkalarına merhamet eden ve kendine merhamet etmeyen biri. Başkalarına merhamet etmek kendine merhamet etmeyi de içerir dedi kardeşim beni rahatsız eden bir sertlikle. Başkalarına zarar verenler kendilerine de şiddet uygulayabilirler diye düşündüm." 
Bunu Düşünmek İstemezdimJente Posthuma · Koridor Yayıncılık · 2025386 okunma
Biz yine de dünyevi zeminden ayrılmayalım
9/10
·184 syf.··
2026 3. kitabı
Sahibi tarafından gözlemlenen ve anlamlandırılmaya çalışılan bir köpeğin anlatısı pardon şahsiyetli bir köpeğin anlatısı. Dünyada çoğu insanın bile erişemeyeceği bir şahsiyetten bahsediyoruz. " Birbirimize dair o kadar az şey biliyoruz ki, yani insanların bu tuhaf dünyasında, birbirimize karşı hissettiğimiz nedensiz kaygılar, endişeler, acılı ve bencil ön yargılar nedeniyle bizi birbirimize bağlayan sırrı çözebilmemiz neredeyse olanaksız. İnsanları bile bu derece az anlarken, daha alt seviyedeki bir canlının dünyasında bireylerin birbirine karşı yüksek sesle sürdürdükleri ve diğerine karşı bir seslenme olduğu çok belli olan ama dilini Anlamadığımız bir diyalog kavrayabilmek mümkün mü? Belki de tümden amaçsız bir konuşma bu?" Beyefendi bunları düşünürken , kendine özgü bir iç sıkıntısıyla sorunun çevresinde dolaşıp konuyu kapatmak istiyor. "öyle ya, iyi terbiye almış bir insan, başkalarının yanında köpeklerin ruhsal dengeleri ya da ruhun olumsuzlüğü üzerine konuşmayı kendine yakıştıramaz. Sadece bedensel edimin değil, aynı zamanda düşünme ediminin de bir kreş dönemi vardır ki, buranın disiplini, varoluşun mahrem sırları hakkında müdahaleci sorgulamaları ve küstah soruları yasaklar. Hayatta dindar bir ruhun bile Tanrı'ya yöneltmeyeceği iffetli sorular vardır. Ama biz dünyevi zeminden Ayrılmayalım."
1000Kitap
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025456 okunma