Rabbimiz Allah'tır” deyip de istikamet üzere yaşayanlar, işte onların üzerine melekler şu müjdeyle inerler: "Endişe etmeyin, üzülmeyin, size vaat olunan cennetle sevinin! Biz, dünya ha- yatında da ahiret yaşamında da sizin dostlarınız. Orada çok bağışlayıcı, çok merhametli olan Allah'tan bir ikram olarak sizin için canınızın çektiği her şey bulunacak, umduğunuz her şeyi orada elde edeceksiniz
Biz kitapları kendimiz için okumuyoruz başkaları için okuduğumuz için toplumda düzelme yok çünkü okuduğumuz bir kitabı kendi nefis muhasebemiz için okusaydık toplumda dehşet bir şekilde uyanış olacaktı.
Ama bizi daha çok eleştiri nasıl yaparız kendimizi ne kadar daha çok geriye götürecek gayesi olmayan kitaplar ile muhatap olduğumuz için daha çok göreceğimiz kültürel yozlaşma fanatik siyaset veya düşünce bağımlığı altında gerilemeye devam edeceğiz okumayı geçtim ekrana bağlı bir toplum haline geldiğimiz için acımızda sevincimizde duygusal bağlarımızda küçük ekranlarda yaşamaya başladık ve duygularımızı yitirdik ve artık hareketsiz bir toplum haline geldik.
İnsan, gereksiz sorumluluklar üstlenerek ve hâliyle yersiz korkular altına girerek manevi ve psikolojik hastalıklara tutulmuştur. Hakiki vazifesi olan kulluğu bir kenara bırakıp narin kalbiyle, şahsi kuvvetiyle kaldırması mümkün olmayan ağır rububiyet işlerinin altına girmiştir. Böylece yaşamın kontrolü kendisinde olmadığından rahat edemez, ileriye dönük her şeyi garanti altına alamadığı için de huzur bulamaz vaziyete gelmiştir. Oysa insanın geleceğini sağlama almak, kaygılarını gidermek, ona ait her şeyi kontrol altında tutmak, yalnızca Allah'ın yapabileceği bir iştir.