Kızlar, “Evlenecek adam kalmadı” diyorlar!
Hayır tam olarak öyle değil. Aslında,
Seni evlenmeye değer gören adam kalmadı!
🔹 Çünkü erkekler artık şunu çok iyi biliyor:
Bir ömür boyu emek, sadakat, para, zaman verip sonunda kıymet bilinmemesi riskini göze almak istemiyorlar.
🔹 Erkekler artık evlenince;
➡️ Sorumlulukları artarken haklarının azaldığını,
➡️ En küçük tartışmada “boşanırım” tehdidini duymaktan bıktığını,
➡️ Aile olmak yerine sürekli yarışa ve hesaplaşmaya zorlandığını görüyorlar.
🔹 Artık kimse, kendi emeğini yok sayan, her şeyi “hak” gören bir bencillikle ömür tüketmek istemiyor.
--
Erkekler evlenmek istemiyor çünkü:
a) Gerçek sevgi değil, konfor arayışı olduğunu görüyorlar.
b) Evlenince özgürlüklerinin biteceğini biliyorlar.
c) Ekonomik yükün büyük kısmını sırtlayıp, karşılık olarak minnet değil şikayet alıyorlar.
d) Kadının ailesi, çevresi ve beklentileri arasında ezilmekten yoruldular.
e) Sevgi değil, yarış ve beklenti ilişkisi oluşuyor.
f) En küçük hatada, tüm geçmişi silen bir zihniyetle karşı karşıya kalıyorlar.
🔹 Artık erkekler, ömür boyu sürecek bir yol arkadaşlığı değil, menfaat ortaklığı teklif edildiğini düşünüyor.
❗ Kadının görevden kaçıp sadece hak istemesini,
❗ Emeği aşağılayıp sadece konfor istemesini,
❗ Ve bunu da “modernlik” ya da “eşitlik” kılıfıyla yapmasını en net biçimde açığa çıkarıyor.
---
Gerçek şu ki:
Evlilik iki tarafın da emek verdiği bir hayat ortaklığıdır.
Sadece “hazıra konmak”, “her şeyi erkek yapsın”, “bana layık olacak” düşüncesiyle olmaz.
🤍 Eğer gerçekten evlenilecek birini arıyorsan;
Önce kendin evlenilecek biri ol...
---
EVLENMEDEN ÖNCE:
Fakat insan hem zâhir-perest hem hodgâm olduğundan zâhire bakıp çirkinlikle hükmeder. Hodgâmlık cihetiyle yalnız kendine bakan netice ile muhakeme ederek şer olduğuna hükmeder. Halbuki eşyanın insana ait gayesi bir ise Sâni'inin esmasına ait binlerdir.
Sözler
Bil ki dünkü gün senin elinden çıktı. Yarın ise senin elinde senet yok ki ona maliksin [sahip olabilesin]. Öyle ise hakiki öm- rünü bulunduğun gün bil." (Sözler, 21. Söz).