Konuşmak, "geçici bir ölümsüzlük" peşinde boşu boşuna koşmaktır. "Ben varım" çığlığıdır bu. Sessizlik, zamanla ve sonsuzlukla olan ilişkimizin bilincidir. Aynı zamanda hem sonzuzluktur, hem de bir toz zerreciği. Sessizlik çok boyutlu, çok duyumludur.
Özlem, özleyenin, özlenenin bütün yaşamına 'nüfuz' edememesinin sonucudur: onun her şeyini her an paylaşamamasının...
.
.
.
Özlem, paylaşılamayan paylaşılmışlıktır.