Ah Nazan, canım Nazan…
Okurken sana kızmamak için kendimi çok zor tuttum.
İçindeki o bastırılmışlık, yalnızlık, kimsesizlik ve naiflikle aslında sana kızamadım.
Ama o kötü kocana ve kaynanana çok kızdım, çok!
Orhan Kemal’in kalemiyle hayat bulmuş bu Nazan,
gerçekten hayatımızın bir yerlerinde var olan, ama çoğu zaman görmezden geldiğimiz, duymazdan geldiğimiz kadınların temsilcisi gibi.
Kadınların sessiz çığlıklarını, umutlarını ve çaresizliklerini anlatıyor.
Kitap beni baştan sona derinden etkiledi, yıktı geçti.
Özellikle sonu…
“Hep böyle olmamalı!” dedim kendi kendime,
“Nazan’ın da yüzü gülmeli,” diye resmen dua ettim.
El Kızı sadece Nazan’ın hikayesi değil,
toplumun adaletsizliklerine ve kadınların yaşadığı zorluklara karşı bir ayna.
Orhan Kemal, yalın ama vurucu diliyle,
okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve empati kurmaya zorluyor.