"Dünyada sizden, yani bütün erkeklerden niçin Faka bakışları, öyle bir gülüşleri, ellerini kaldırışları, hülasa tedikleri için... Beni yanlış anlamayın, bu taleplerin muhakkak söz haline gelmesi şart değil... Erkeklerin öyle bir kadınlara öyle bir muamele edişleri var ki... Kendilerine ne kadar fazla ve ne kadar aptalca güvendiklerini fark etmemek için kör olmak lazım. Herhangi bir şekilde talepleri reddedildiği zaman düştükleri şaşkınlığı görmek, küstahça gururlarını anlamak için kâfidir. Kendilerini daima bir avcı, bizi zavallı birer av olarak düşünmekten asla vazgeçemiyorlar. Bizim vazifemiz sadece tabi olmak, itaat etmek, istenilen şeyleri vermek... Biz isteyemeyiz, kendiliğimizden bir şey vermeyiz... Ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum. Anlıyor musu- nuz? Sizinle, bunun için dost olabileceğimizi zannediyorum. Çünkü halinizde o manasız kendine güvenme yok... Fakat bilmem... Ne kuzuların ağzından vahşi kurt dişlerinin sırıttığını gördüm..."
Gökçen & Murathan
"Bayramın mübik olsun kepçük!
Seninde bayramın mübarek olsun pamuk."
Gökçen yakasına yapıştırıp iyice aşağı çekmeye çalıştı. Öpüşelim." Dedi masum masum.Öpim kepçük, öpüşelim."
"Her zaman başka bir yol vardır.
O yolları göremeyeceğin kadar karanlıkta mısın?
Bir sokak lambasıyla o yolu aydınlatırsın.
Görünürde hiç mi yol yok? o yolu kendin çizersin."
Yankı sarca
"Sen..." dedi en sonunda. "Gerçekten büyüsün, Gökçen."
Güldüm.
"O niyeymiş?"
Yine içli içli baktı gözlerime.
"Tek bir bakışınla bana yaptıramayacağın hiçbir şey yok. Bu büyü değil de ne?"
Tebessüm edip nazikçe tek elimle okşadım yanağını. Kendisine Sultan Süleyman'ın methiyelerinden biri ile cevap vermekten başka seçeneğim yoktu.
"Büyücü memnun.”
Hemen ekledi:
"Büyülenen memnun.”