Şule

Şule
@Sadecepiglet
İche iche oldum nietzsche
muhasebeci
İstanbul
17 Ekim
88 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Örneğin bir cisim alev aldığında bu yanma durumundan önce 1) Oksijenle alakanın, 2) oksijenle temasın , 3) belirli bir sıcaklığın olduğu bir durum gelmiş olmalıdır. Bu durum mevcut olduğu anda alev alma dolaysızca peşi sıra gerçekleşme zorunda olduğundan, bu durum da her zaman orada olmuş olamaz, aksine ancak şimdi ortaya çıkmış olmalıdır. Bu ortaya çıkışa bir değişim denilir. İşte bunun için de nedensellik yasası değişimlere münhasır ilişki içerisindedir ve daima bununla alakalıdır. Ortaya çıkışıyla birlikte her etki, bir değişimdir ve tam da daha önce ortaya çıkmadığından kendinden önce gelen bir diğer değişimin şaşmaz delilini sunmaktadır ki bu sonuncu ile ilişkili olarak sebeptir fakat bu ise gene zorunlu olarak kendinden önce gelen bir üçüncü değişim için etkidir. İşte bu nedensellik zinciridir ve bunun zorunlu olarak başlangıcı yoktur.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
dostom kendi yazdığı romanı hatırlamıyor bir de nişanlısına söz veriyor
-O romanın kahramanlarını hatırlamıyorum, konusunu bile pek az hatırlıyorum dedi, dostoyevski. -Bu nasıl mümkün olabilir ? Diye şaşırarak karşılık verdim.Çok yazık! …..eğer bu güzel romanın konusunu unuttuysan onu kesinlikle tekrar okumanı öneririm! Bütün bu anlattıklarımı ilgiyle dinleyen nişanlım boş bir vaktinde ezilenleri okuyacağına söz verdi.

Şule

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
5 günde okudu
·
2022 14. kitabı
Friedrich Nietzsche
8.1/10 · 5,1bin okunma
Akıllandık artık. Her bakımdan daha alçakgönüllü ol­duk. İnsanı artık"tin"den, "tanrısallık"tan türetmiyo­ruz. Onu hayvanların arasındaki yerine geri koyduk. En güçlü hayvandır o bizim için, çünkü en kurnazıdır: bunun bir sonucudur tinselliği. Öte yandan, burada da dilegel­mek isteyen bir kendini beğenmişlikten koruyoruz kendimizi: sanki insan, hayvanların gelişmesinin büyük art niyetiymiş gibi. Hiç de yaratıcının tacı değildir o; her var­lık, onun yanında, eşit bir yetkinlik basamağında durur... Bunu savlamakla da çok şey savlamış oluyoruz: İnsan, göreceli olarak, en bozuk yapılı hayvan, en hastalıklı hay­vandır, içgüdülerinden en tehlikeli biçimde uzaklaşmış olan hayvan - tabii, bütün bunlarla, aynı zamanda hay­vanların en ilginci.