Şefkatten mahrum bırakıldığımdan, hiçbir şeyi sevemiyordum; oysa tabiat beni, sevmek için yaratmıştı. Durmaksızın kırılan kalbin iç çekişlerini dindirecek bir melek var mı?
Biliyor musunuz, bir zamanlar tek başıma mutlu olabildiğim yerleri anımsamaktan, oraları zaman zaman ziyaret etmekten çok hoşlanırım; bir daha geri gelmeyecek geçmişi aynı şekilde bugün de kurmayı pek severim.
Şimdi yanınızda oturmuş sizinle konuşurken geleceğe korkuyla bakıyorum, çünkü gelecekte yine yalnızlık, yine yavan, o gereksiz yaşam var; gerçekten de yanınızda oturup bu mutluluğu tattıktan sonra artık neyin hayalini kurayım!