‘Artık bütün dertlere dermanın Allah'a yönelmekte olduğunu biliyordum. Üstelik bu çok Gönül ferahlatıcı bir şeydi. Teslimiyet, insan ruhuna en ziyade yakışan haldir çünkü. Kalpler ancak Allah'ı anmakla Sükûn bulur tatmin olurlar.’
Onlar tarihleri boyunca yıkmak için ‘istilâ’ etmişler. Osmanlılar ‘i’lâ-yı kelimetullah’ uğruna çıktıkları seferlerde fethettikleri belde ve şehirleri ‘ihya'ya’ ‘inşa’ya’ ehemmiyet vermişlerdir. İlkinin temelinde sömürme arzusu fiilinde bu arzunun tabii neticesi, yani tahrip; diğerinin temelinde ‘Adalet tevzii’ fiilinde de bunun tabii neticesi ‘tamir’ vardır.