Hz Meryem için ‘bekkârlardandi’ .. derler.
Bekkâr; erkenci, erken kalkan, erken uyunan demektir..
O, yakın çevresine; ‘beni güneşin doğmasından ziyade hiçbir şey üzemez’ derdi sık sık.
Geceleri severdi.
Sükûneti, tefekkürü, dinginliği severdi…
‘Çocuk doğmadan evvel melekler annenin karnındaki çocuğun Kaderi hakkında yüce Allah'a ‘ne yazalım?’ diye sorarlar. ‘Baslarinizi annesinin başına doğru kaldırın’ der Allah Teâlâ. Onlar da bunun üzerine başlarini kaldırdiklarinda, annenin alnının bir levha gibi parladığını görürler. Bu levhaya bakarlar ve çocuğun İlerideki şeklini, süslerini, eceline, misakini, mutlu mu mutsuz mu olacağını görürler…meleklerden biri, gördüklerini arkadaşlarına yazdırır. Yazıklarinin Allah'ın emri ve izniyle sonradan değiştirilebileceğini de kaydederler. ardından da yazdıklarını mühürleyip çocuğun iki gözünün arasına yerleştirirler. Çocuk ana rahminden dışarı çıkarken ‘Zacir’ sıkan engelleyen isminde bir melek çocuğu sıkar. Çocuk bu etkiyle korkar, ağlayarak dünyaya gelir’
kendisini Sevdasi uğruna iptal etmeyen göz, bosa aşığım deyip durmasın. Sevda perdedir. Körlük sanırsın, Oysa görüştür. Görüş açıklığı için, diğer şeylere körlük gerektirir Aşkın yolu.