"padişah gibi bir köle, muhteşem bir dilenciyim"
450 yıllık bir şaheserin hayat hikayesini okuyorsunuz bu kitapta. Hiçbir şeye etkisi olmayan, iradesiz fakat ruhu ve fikirleri olan bir kitabın hislerine, yaşadıklarına tanık oluyorsunuz. Kitap çok yüzeysel bir kelime gibi geliyor fakat ona ne diyebilirim başka bilmiyorum. Varlığı üzerinde hiçbir etkisi olmamasının acısını yaşıyor başlarda, onunla birlikte ben de kıvrandım. Ne korkunç birşey olurdu hayatın üzerinde söz hakkına sahip olamamak. Herhangi cansız bir varlıktan tek farkı hisleri, fikirleri, ruhu olması. Belki laneti, belki de şansı. Sonra bunu kabulleniyor ve teslimiyet gösteriyor.
İlk defa İskender Pala'nın bir kitabını okudum, hayatımda böyle dolu bir roman okumadım zannedersem. Muhteşem bir kitaptı. Bir kitabın hislerini yazmış adam, 450 yıllık bir hayat. Zihnimde yepyeni bir dünya oluştu resmen. Yazım dili zaten muhteşem özellikle başlıklara BAYILDIM. Hislerimi tarif etmem mümkün değil.
"Bu, güzellik salonlarında uyandığım ve müstesna renkler ile boyandığımdır."
Şu ahenge bakın o kadar güzel ki.
İçerik olarak da bana çok şey kattı, dopdolu bir kurgusu var ve bir sürü şair tanıdım bu sayede. Edebiyata ilgim arttı ve bir sürü not aldım araştırılacak çok şey var.
Kitabın içine dönelim.
'L&M' 450 yıl yaşamış olmasına rağmen hep 20 yaşında hayatı yeni keşfeden bir adam gibiydi sanki, hep bir şefkat duyarak okudum kitabı. Aşkı her seferinde aynı şekilde yaşıyordu, aynı heyecanı duyuyor ve aynı acıyla kıvranıyordu, varlığının sebebinin bu olduğunu anladım, kaderi buydu her Leyla'sına büyük bir aşk besleyecek, hepsi için acı çekecek ve her birine sonsuz bir sadakat duyacaktı.
Aşkı çok güzel anlatıyor kitap, çok güzel yerler var aşkla ilgili. Beni en etkileyen 114. sayfa oldu.
"Ref oldu hicâb-ı şâhid-i raz
Aşk oldu