Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi!
Susarsın, söyleyecek sözün yok sanırlar. Gidersin, kalmaya yüzün yok sanırlar. İyi ya da kötü her ne yaparsan yap mutlaka bir kulp takarlar. Kimseye yaranamazsın. Bu yüzden kim ne derse desin, yüreğindeki doğrudan vazgeçmemeli insan.