Sadık Çevik

Sadık Çevik
@Sadikcevik
Cehennemi Satın Aldım Benimdir! Martin Luther duruşma sırasında yargıçlara seslendi: "Milleti cehennemle korkutup, cenneti para karşılığı satıyorsunuz. Sıkıysa cehennemi satsanız ya? Yargıçlardan biri "Cehennemi kim alır ki?" Martin Luther: "Ben alıyorum, neyse parası vereyim!" Bedava verdiler! Martin kapının önüne çıktı, duruşma sonucunu merak eden binlerce kişiye "Cehennemi satın aldım, benimdir. Bundan sonra oraya kimseyi almayacağım, korkmayın." Kilise baskısından ve cehennem korkusundan kurtulan halk, özgür beyinlere sahip oldu ve Almanya aydınlanması 500 yıl önce başladı. Martin Luther (1483, 1546)
Tarih
Reklam
Bazı kitapları ve insanları anlamıyorum, kitabı kalınlığıyla ölçer, sanki kafayı değil de kolları çalıştırmak için yazılmışçasına. Kitap dediğin çay gibi su gibi yudum yudum, miktarı az, etkisi çok olmalı..
Karısıyla birlikte, Brezilyalı bir doktor, Almanca intihar mektubunu 1960’larda bir polis memurundan almış ve 30 yıl sonra da İsrail Ulusal Kütüphanesi’ne bağışlamıştı. “Amok Koşucusu”, “Yürek Çöküntüsü” gibi birçok kitabı Türkçe’ye de çevrilen Zweig’ın, karısı Lotte ile intiharına, Hitler’in dünya düzenini kalıcı sanmasının verdiği karamsarlığın yanı sıra, kendi dünyasının asla bir daha varolmayacağı düşüncesi neden olmuştu.
Tarih
Yavaş yavaş ölürler Seyahat etmeyenler, Okumayanlar, Müzik dinlemeyenler, Vicdanlarında hoş görmeyi barındırmayanlar. İzzeti nefislerini yıkanlar Hiçbir zaman yardım İstemeyenler. Alışkanlıklara esir olanlar, Her gün aynı yolları yürüyenler, Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler, Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen, Veya bir yabancı ile konuşmayanlar. İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar, Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar, Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,
Şiir
Puan vermedi
Eserde yer alan televizyon bağımlılığının yerini, akıllı telefon fetişizmine bıraktığı günümüz dünyasında, ne kadar kullanıyorsun bilgi toplumu adına sahip olduklarını? Roman kahramanlarımızın televizyon ekranına sıkışan ikincil benliklerinin tatmin olamadıkları gerçek dünyalarıyla çarpışması sonucu yaşadığı psikolojik buhran ve intihar girişimleri, Ray Bradbury’nin distopyasından günümüze göz kırpıyor. Ne kadarımız depresyonla tanışmıyor ve ne kadarımız antidepresan bağımlılığı ile yaşıyor acaba? Hadi gelin. Okuyalım ve düşünelim. Korkmayın, yanmayacak nöronlarımız. O zaman anlayacağız bireyi kendini gerçekleştirmekten ve tekâmülüne hizmet etmekten alıkoyan sebepleri...
Felsefe
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Reklam