Kırgınmış hayata
Öyle dedi çayını yudumlarken, boş bardağı vurur gibi bıraktı masaya, anladım kırgın değil öfkeliydi.
Köşedeki demircide öğrenmiş işi
12 yaşında vermişler yetişsin diye.
Sağolsun , ustam insaflı idi babamdan az döverdi dedi.
Bir çay daha ? Demeden yumruğunu sıkıp kalktı tabureden. Eski ahşap kapısını gösterdi kahvehanenin ; oda tıpkı ben gibi, onlarca insan buyur etmiş içeriye, ama kimse fark etmemiş dedi.