"Direnme gücüne sahip olanlar başkalarından farklı değildir. Aradaki tek fark onların aklında belli bir hedef olması ve o hedefe ulaşmaya kararlı olmalarıdır. Direnme gücü, dikkatimizin kolayca dağılabildiği bir hayatta odağımızı koruyabilme yeteneğidir. Bedenimiz ve zihnimiz sınıra dayandığında bile yaptığımız işe yoğunlaşmayı sürdürmek, dikkatimizi dağıtmadan, etrafa bakıp birilerinin bizi geçebileceginden endişe etmeden kendi kulvarımızda yüzmeyi
sürdürebilmektir.
"Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var,"dedi."Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün...
Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?"
Belki de annelerimizi ölüme terk etmeyip onlara evde ya da bakımevinde bakmamızın nedeni, onlarla barışmak için ölmüş annelere değil, hastalıktan bitap annelere ihtiyacımız olduğundandır. Hastalıktan bitap anneler nihayet yardıma muhtaçtır ve biz hayatta ilk kez onlar için bir şey yapabiliriz.