“Önceleri uyumamak için okuyordum,sonra daha dikkatle, sonra da aç gibi okumaya başladım;önümde bir sürü yeni şey ,daha önceden bilmediğim,tanımadığım şeyler belirmişti.”
Beni bulmak o kadar kolay ki. İçimde sokaklar,köşe başları,dönemeç alanlar…beni bulamayan birini tanıyorum ;Mutluluk.onu da istemiyorum belki.O kadar gecikti ki…
“Hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım . Her yere aitmiş gibi davranırlar.”
“Eğer hatıralara sesler ilave etmezsem uçup giderler. O seslerle anımsamak dünyayı .Gereken bu.”
Başardığım tek iştir…Sorarlarsa,”Ne iş yaptın bu dünyada?”diye,rahatça verebilirim yanıtını:
“Yalnız kaldım.kalabildim!Altı milyarın arasına doğdum.Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından…”
Yaşlılıkta zinde olmanın sırrı parmaklarınızdadır.parmaklarınızdan beyninize ve beyninizden parmaklarınıza.parmaklarınızı meşgul ederseniz bir yüzyıl görürsünüz.
Kaygıdan uzaklaşmanın en iyi yolu çıkıp insanlara merhaba demektir.Bunu her gün yaparım,‘merhaba!’ve ‘sonra görüşürüz!’deyip eve geçer ,sebze bahçemle ilgilenirim.Öğleden sonra arkadaşlarımla vakit geçiririm.
Sevdiğiniz insanlarla her gün konuşmak ,işte uzun yaşamın sırrı bu.