Şahgül Kaya

9/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Bu kitabı okuyunca gerçekten de neden herkesin anne-baba olmaması gerektiğini çok daha iyi anlıyorsunuz.Üzücü olan konu ise hikayenin gerçek olması. En acı yanıysa Diana’nın yalnız olmaması, bu tür duruma mahkum olan o kadar çok çocuğumuz var ki insan düşündükçe çığlık atası geliyor, çocuklara el sürmeyin, onların bedenlerini ve ruhlarını kirletmeyin, diye. Gerçekten de çocuğuna ilgi ve sevgi gösteremeyecek, hastalıklı bir ruha sahip olan ve bu hastalıklı ruh ile çocuklarını zehirleyen, hayatlarını mahvederek onlara zarar veren, vicdanı ve merhameti olmayan insanlar anne-baba olmamalı hem de birden fazla çocuk sahibi asla olmamalı. Ah sevgili Diana, sessiz sakin ezberletilmiş kelimelerle yok oldu gitti. Hikayeyi birkaç saate rahatlıkla okuyarak bitirebilirsiniz, röportaj şeklinde ilerliyor ama duygusal olarak yorulabilirsiniz.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:55
Ben nasıl güzel bir kitap okudum böyle, yaşamayı, mücadele etmeyi, kız kardeşlik kavramının gözler önüne serildiği, yaşadığı bütün kötü olaylara karşı birbirine sığındıkları ve birbirlerine tutku ile sarıldıkları, sıcak bir hikaye. Saç örgüsünün devamı diyemeyiz ama Uçurtmada da Saç Örgüsü’nden misafirimiz var. Lena, Fransa’da öğretmendir ve orada yaşadığı büyük bir acı kayıp sonucu daha önceden hayalini kurdukları Hindistan’a gider amacı sadece ruhunu toparlaya bilmek ve kendine gelmektir. Hiç ummadığı sebeplerden dolayı Hindistan da kalır. Hala kast sisteminin keskin çizgilerle belirlediği bir ayrımın olduğunu görür ve bu tabakanın en alt sınıfı olan Dalitlerle tanışır. Burada kadınların zorlu yaşam şartlarına, var olan ama asla işleyişe geçmeyen yasalara, sadece hayatta kalabilecek kadar para kazanılmasına izin verilip eğitiminin ve sağlığının önem verilmediği topluluğa,çocuk gelinlere, körü körüne bağlanılan gelenek ve göreneklere, değer verilmeyen, hor ve hakir görülen, tacizin ve tecavüzün sıradanlaştırıldığı, kadınların var ama yok sayılması ile karşı karşıya kalır. Yaşadığı olaylar sebebi ile deniz kenarında uçurduğu uçurtmanın bağı ile birbirlerine bağlandıkları Lalita’yla denizde boğulurken ölümden onu son anda kurtaran Preeti ile kurdukları kardeşlik bağlarının birbirine sağlam köklerle bağlanması.. Hikayenin sonun da mücadeleleri, acıları ve yaşadıklarıyla birbirlerine sımsıkı sarılan üç kadın. Kesinlikle okumalısınız..
UçurtmaLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 20231,741 okunma
Puan vermedi·1464 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Amerikan iç savaşı ve onu izleyen Yeniden Yapılandırma Döneminde geçiyor roman. Güneyli bir çiftlik sahibi olan Gerald ve Ellen O’hara’nın kızı Scarlett O’hara’nın mücadelesini ele alıyor eser. Scarlett güzelliğinin farkında olan, şımarık, gösteriş seven ve bütün erkeklerin kalbini feth eden, gururlu, inatçı ve asla pes etmeyen bir kadındır. Bütün hikaye onun Ashley Wilkes’e aşık olması ya da kendini aşık zannetmesinin etrafında döner durur. Bir anda bütün ülkeyi saran savaş, savaş karşıdında Scarlett’in tutumu, inatçılığı, ayakta kalma mücadelesi, ailesine sahip çıkıp onlara bakmak için elinden geleni yapması, hırsı bitip tükenmeyen tutkuları. Hiç fark etmediği hayatına giren Rhett Butler, ona sığınması, gölge gibi ona sahip çıkması.. Melanie, bu hikayedeki en masum insan bu hayata gelebilecek en iyi en dürüst, kalbinin küçük bir köşesinde bile kötülük geçmeyen masum ve kıymetli bir insan. Hikaye de en çok etkilendiğim kişi. Ah Scarlett, sana kızsam da bulunduğun konumda ayakta durman, duygudan ziyade mantığınla hareket etmen, savaşın ortasında ve yenilenmenin içinde hayata tutunman herkesin yapamadığı şeyler.. Ama bu kadar bencil oluşun sadece kendini düşünmen,çıkarların için bu kadar kolay insan harcaman aşırı sinir bozucu idi. Ve sonu, bu kadar şeyden sonra böyle bitmesi beni çok üzdü çünkü böyle bir son beklemiyordum yarım kaldı hissiyatı verdi. Scarlett’in her şeyi böyle son anda en sevdiği insanlardan birini kaybetmesi ile farkına varması.. Benim için uzun soluklu bir okuma oldu, çeviri de hatalarda vardı ama almak için araştırdığım da en iyi alacağım çeviri de bu idi doğrusu. Bu eserle de hangi kitap vesilesi ile tanıştım hatırlamıyorum ama okuduğum bir kitapta adı geçtiği için merak ederek aldığım bir eserdi. Kitapların beni farklı bir kitaba
Rüzgâr Gibi Geçti (4 Cilt Takım)Margaret Mitchell · Kapra Yayıncılık · 20213,158 okunma
9/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2025 03:44
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak biliniyor, ilk psikolojik roman olmasına göre iyi idi ama genel manada betimlemeleri ve psikolojik tahlilleri çok uzatmıştı, kim hangi ara kendini tarif ediyor bu konu da kopukluklar yaşadım. Suat kendi iç meselelerini anlatırken bakıyorum aslında anlatan Necipmiş. Suat ile Süreyya’nın çok güzel giden bir evliliği varken bir anda bozulup araya Necipin yasak aşkı dahil oluyor. Bir birlerini masumane sevdiklerini söylese de biraz garip geldi. Ve Necip çok büyük konuşan kadınları kesin şekilde eleştiren onları bayağı gören Necip, arkadaşımı kuzenimi olduğuna karar veremediğim Süreyya’nın karısına bir anda kendini aşık olmuş halde buluyor ve deyim yerinde ise büyük lokma yiyip büyük konuşmaması gerektiğini öğreniyor. Belki de çok fazla beklenti ile okuduğum için böyle oldu ama genel manada başladım bari bitsin diye okuduğum bir eser oldu.
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550,1bin okunma
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2025 09:06
1960 Türkiye’si, Kerkük Türkmenleri ve bir kadının içinde yaşadığı tutsaklık. Kerkük Türkmenlerinin yaşadığı tutsaklığı, çektikleri eziyeti-işkenceyi, bağımsızlık mücadelesi için direnen idealist ve milliyetçi gençlerden, vatanı sevmek, vatan topraklarına değer vermenin ne demek olduğunu, bağımsızlık mücadelesi ve bu konuda elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan Kerküklü Türkmen Tarık ve “Kerkük Türk’tür, Türk Kalacak” sloganı.. Yanlış evlilik yapmış olan ressam Ceren, içinde yaşadığı sancılar, kişiliği oturmamış ama bunun hırsını her fırsatta eşinden çıkaran müteahhit Orhan, kocasından boşanıp kendi ayakları üzerinde durmaya çalıştığı için bir zamanlar arkadaşları zannettiği kadınlardan ve onların aç gözlü kocalarından kendini korumaya çalışan Selma, 60’lar dönemindeki siyasi tutsaklığa şahit oluyor. Emine Hanımın okuduğum ikinci kitabı ama artık şu konuda netim bütün eserleri kitaplığım da yer edinmeli, kalemi, yazdığı dönemleri kaleme alış şekli, insanları ve psikolojilerini anlatırken, sanki o dönemin içinde sen yaşıyormuşun hissiyatı uyandırıyor. Bence her eserini hiç düşünmeden okumalısınız.
TutsakEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2018314 okunma