Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak biliniyor, ilk psikolojik roman olmasına göre iyi idi ama genel manada betimlemeleri ve psikolojik tahlilleri çok uzatmıştı, kim hangi ara kendini tarif ediyor bu konu da kopukluklar yaşadım. Suat kendi iç meselelerini anlatırken bakıyorum aslında anlatan Necipmiş. Suat ile Süreyya’nın çok güzel giden bir evliliği varken bir anda bozulup araya Necipin yasak aşkı dahil oluyor. Bir birlerini masumane sevdiklerini söylese de biraz garip geldi. Ve Necip çok büyük konuşan kadınları kesin şekilde eleştiren onları bayağı gören Necip, arkadaşımı kuzenimi olduğuna karar veremediğim Süreyya’nın karısına bir anda kendini aşık olmuş halde buluyor ve deyim yerinde ise büyük lokma yiyip büyük konuşmaması gerektiğini öğreniyor. Belki de çok fazla beklenti ile okuduğum için böyle oldu ama genel manada başladım bari bitsin diye okuduğum bir eser oldu.
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550,1bin okunma
1960 Türkiye’si, Kerkük Türkmenleri ve bir kadının içinde yaşadığı tutsaklık.
Kerkük Türkmenlerinin yaşadığı tutsaklığı, çektikleri eziyeti-işkenceyi, bağımsızlık mücadelesi için direnen idealist ve milliyetçi gençlerden, vatanı sevmek, vatan topraklarına değer vermenin ne demek olduğunu, bağımsızlık mücadelesi ve bu konuda elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan Kerküklü Türkmen Tarık ve “Kerkük Türk’tür, Türk Kalacak” sloganı..
Yanlış evlilik yapmış olan ressam Ceren, içinde yaşadığı sancılar, kişiliği oturmamış ama bunun hırsını her fırsatta eşinden çıkaran müteahhit Orhan, kocasından boşanıp kendi ayakları üzerinde durmaya çalıştığı için bir zamanlar arkadaşları zannettiği kadınlardan ve onların aç gözlü kocalarından kendini korumaya çalışan Selma,
60’lar dönemindeki siyasi tutsaklığa şahit oluyor.
Emine Hanımın okuduğum ikinci kitabı ama artık şu konuda netim bütün eserleri kitaplığım da yer edinmeli, kalemi, yazdığı dönemleri kaleme alış şekli, insanları ve psikolojilerini anlatırken, sanki o dönemin içinde sen yaşıyormuşun hissiyatı uyandırıyor.
Bence her eserini hiç düşünmeden okumalısınız.
TutsakEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2018314 okunma
“Hatıraları o kadar canlı, o kadar taze. Bu şey, kurşunlanan insanın, yarası sıcakken acı duymaması gibi. Fakat bu nasıl kurşundur ki bazen buz eder yarayı, bazen sıcak!”