Mert Gürşimşir

Mert Gürşimşir
@SahildeNakata
"Ben sizden de değilim, diğerlerinden de."
Hayata (yeniden) sıkıca tutunmak isteyenlere
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
"Şu anda yaşama fırsatım var, bunu değerlendirebiliyor muyum?" Hangimiz yaşama bilincinde ya da hangimiz yaşadığı hayatın bir gün sona ereceğinin farkında olarak ömrünü geçiriyor? Doğru olan sonun farkında olarak mı yaşamaya devam edip kendin olmaktır yoksa yaşam bilinci başlı başlına yeterli midir yaşadım diyebilmek için? Hayatının bir noktasında intiharı düşünmüş ya da geleceğe dair tüm umutlarını, hayallerini kaybetmiş insanlara bu kitabı okutabilme fırsatım olsaydı keşke. Beynimizdeki acılaşmanın geçici olduğundan, tüm o hüzünlerin geçmişin karanlığında gömülü olduğundan, önümüzdeki bembeyaz sayfaların varlığından bahsetmek isterdim. Çoğu insan önündeki sayfaların sonsuz olduğunu ya da geçmişteki karanlıkların önündeki aydınlıkları da içine hapsettiğini söyler. Halbuki sadece 1 sayfalarının olduğunu bilseler belki de doldurabilmek için her bir boşluğu değerlendirirlerdi. Kafamızda o kadar büyütüyoruz ki bazı şeyleri artık kendi kendimizi tanımak başkalarının bizi nasıl tanıdığından çok daha önemsiz. Toplumsal normlar her tarafımızı sarmış ve artık farklı olmaktan, çevremize uymamaktan korkar hale gelmişiz. Başkalarının nasıl düşüneceği üzerine davranışlarımızı biçimlendirirsek yarattığımız kişiye gerçekten "ben" diyebilir miyiz yoksa bu toplumun bizden istediği kişi mi olur? Cevabın hepimiz ne olduğunu biliyoruz ama çoğu zaman farkına varamıyoruz. "Kimim ben? Ne istiyorum? Kendimi gerçekleştirmeye cesaretim var mı ve anlaşılmamayı önemsemiyor, bunun bir gereklilik olduğunu biliyor muyum?" gibi soruları defalarca sordum kendime kitabı okurken. Coelho yaşama bilincini tamamen kaybetmiş birinin ölüm bilinciyle hayata bakışının nasıl değiştiğini öyle güzel açıklamıştı ki bu hayatın çaba ve mücadele üzerine olduğunu tekrardan anlamış oldum. Farklı olmak -sadece
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,4bin okunma
Reklam
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2018 23:15
İlk olarak 'Leyla ile Mecnun' dizisi, sonra 'Ben de Özledim', *3.* ve son olarak da bu kitap. Hepsinin içinde kendimi buldum, hepsi bana şu günlerde yitirilmeye yüz tutmuş samimiyet, sevgi, dostluk, aşk gibi kavramların gerçekliğini tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar hatırlattı. Leyla ile Mecnun evrenini tamamen Mecnun olarak yaşamak da ayrı bir tat verdi. Kitabı elime ilk aldığımda o kadar mutluydum ki uzun zamandır zihnimde olan geminin kornasını yeniden hücrelerime kadar hissettim. Yeniden Mecnun Ç. , İskender Ç. , Leyla Y. , Aksakallı D.D. , H. Yavuz, İsmail A. , Erdal B. ve diğerleriyle görüşecek olmak benim için tarifsiz bir mutluluktu. Çünkü L&M evrenine kendimi o kadar kaptırmıştım ki kendimi oraya ait hissediyordum (ki bu durum halen daha böyle). Hayatıma L&M evreniyle apayrı bir pencere açtığın teşekkürler Burak Aksak, teşekkürler L&M ekibi, teşekkürler Leyla the Band (yeniden toplansanız o kadar mutlu olurum ki). O geminin geleceğine ilk günkü gibi inanıyorum. ''Belki başka bi' zaman, başka bi' yerde. Sonuçta yarım kalan her şey tamamlanmaya muhtaçtır.'' (youtube.com/watch?v=kEQM2U-...)
Leyla ile MecnunBurak Aksak · Küsurat Yayınları · 201817,6bin okunma
10/10
·1216 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
92 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2018 00:00
'İstersek İstersek sular İstersek sular batıramaz... ...hayallerimizi.' Ah gidiyorum bu öteki, sıra dışı, ikinci evrenimden. Elveda Derry (ah Derry), elveda kaybedenler, elveda sevgili Kaplumbağa... Kitabın bitmemesini o kadar çok istedim ki sonlara gelince sayfaları endişeyle çevirmeye başladım. Çünkü ''O'' öyle bir kitaptı ki benim için ikinci bir hayat, öteki bir evren oluverdi. Bu yüzden kitabı her elime aldığımda kendimi gerçek dediğimiz hayattan soyutlayıp zihnimi Çorak Topraklar'a, Derry'ye, kütüphaneye taşıdım. Kitaptan 7 harika dost, birkaç düşman ve değişik bilgiler edindim (bkz. plasebo etkisi). Kitapta gördüklerimi gerçek hayatta görünce bir süre durup, düşünüp, gülümseyeceğim ve uzunca bir süre etkisinde kalacağım mü-kem-mel bir kitap. (!Sonrası spoiler!) Ben, Bill, Bev, Richie, Eddie, Mike, Stan... 7 harika karakter. 7'sinde de ayrı özellikler. 7 nota gibi, gökkuşağının 7 rengi gibi, dünyanın etrafındaki 7 gezegen gibi birbirlerini tamamlıyorlar. Dahi Ben (namıdiğer Saman Kafa), lider Bill (ya da Koca Bill), şakacı Richie, cesur ve güzel Bev, narin Eddie, şüpheci Stan, araştırmacı ve kaybedenleri 27 yıl sonra tekrar toplayan Mike. Hayatları boyunca serseriliğe mahkum kalmış, ezilmiş ama kaybedenler grubu ile birlikte kendilerini ilk kez bir yere ait hissetmiş 7 çocuk (sadece çocuk demek ne kadar doğru bilmiyorum). Kardeşi öldükten sonra ailesinin ona karşı soğuk tavırlarından bıkan Bill, kiloları yüzünden sürekli aşağılanmış Ben, annesi Sonia'nın baskısı altında hayatı şekillenen Eddie, babası Alvin'in ona karşı sert tutumlarından bıkan ancak bir yandan da babasının kendisi için endişelenmesinden de memnun olan Beverly, ırkçılığa maruz kalan Mike (İroniktir ki ileride Eddie aynı annesi gibi olan Myra ile, Beverly de aynı babası gibi olan Tom ile
OStephen King · Altın Kitaplar · 20257,4bin okunma
9/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2017 14. kitabı
Murakami yine ince görmüş. 75 sayfalık hemen hemen yarısı resimlerden oluşan bir çırpıda bitebilecek bir kitap. Üstelik daha önce hiç Haruki Murakami okumamışsanız bu kitabı onun küçük bir tanıtım filmi gibi düşünebilirsiniz. Popüler kültür, hayalgücü, toplum eleştirisi...hepsinden azar azar serpiştirmiş Murakami. Haruki Murakami'yi okumaya Sahilde Kafka ile başlamıştım ve bu kitabın onun altında kaldığı bariz. Ancak bu Sahilde Kafka'nın muhteşemliğinden kaynaklanıyor. Özellikle başlardaki ayçöreği ve hamur kızartması hikayesine bayılacağınızı düşünüyorum. Kısacası kitabı kısacık bir Haruki Murakami fragmanı olarak gördüm.
Fırın SaldırısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20171,447 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2017 11. kitabı
''Tanrım, ne olur böyle olmasın.'' Stephen King'in ayak seslerini hissettirdiği ilk kitabı. Olaylara her iki açıdan da bakmayı, durumuna göre taraf değiştirilebilecek bir olay örgüsüne sahip olmayı, ilk başta nefret ettiğin bir karakterin sonradan kitabın en iyi kişisi haline dönüşmesini, bir meydan okumayı ve en önemlisi bir fikre körü körüne bağlanmanın insanı nasıl bir karanlık dünyaya çekebileceğini gösteren bir gerilim kitabı. İçinde bilimsel açıklamalardan tutun duygusal hislere kadar bulunduran ve Stephen King okumaya başlamak için ideal sayılabilecek bir kitap. ''Ne olur mutlu sonla bitsin.''
Edebiyat
GözStephen King · Altın Kitaplar · 20238,2bin okunma