Yemekten sonra bermutat biraz da bahçeye çıkarak kudret-i fatıranın bürhan-ı münir-i azameti olan ecram-ı ulviyeyi temaşayla tenvir-i vicdan eylediler.
Ablamın komşusu bi Alevi teyze vardı, geçen sene vefat etmişti O'nun içün yarın akşama Yasini Şerif okumaya davet ettiler. Şimdi ben oraya gidince "Siz de benim dedemin arkasından saz çalın sonra gelin canlar bir olalım" diye soğuk bi lâtife yapsam acaba ümmetin vahdetine vesile olabilir miyim diye şimdiden düşünmeye başladım. Bu işi yapsam yapsam ben yaparım ama bu lâtifeden sonra dövmesinler beni? Cağnım ümmetin birliğine feda olsun bea, mal kaybı oldu deriz; gaye ümmet kurtulsun.
Çünkü surelerin enteresan bir iniş keyfiyeti vardır. Mesela tamamlanmakta olan birden fazla sure var. Peygamber'e (sav) bir âyet indiğinde, Efendimiz vahiy katiplerini çağırıyor, diyor ki: "Bu ayeti falan sureye ama falan ayetin öncesine, falan ayetin sonrasına yazın." Yani her yeni vahiy geldiğinde, Kur'an'ın kompozisyonu yeniden değişiyor ve Peygamberimiz (sav) okuma yazma bilmeyen ümmî bir Peygamber olarak, yazılı bir metinden ezberini tazelemek suretiyle destek almadan, her yeni vahiy indiğinde bu kompozisyonu son haliyle rahat bir şekilde okuyor. Bu muhteşem bir şey, bu Kur'an'ın mucizevi boyutlarından birisidir.
Efendimiz (sav) bir gün ashab-ı kirâmın yanına geldiğinde, sağ elinde bir taş, sol elinde bir taş varmış. Taşlardan birini uzağa atmış, diğer taşı da ayakucuna koymuş ve beklemeye başlamış. Ashab-ı kirâm, arif insanlar, anlamışlar ki Peygamberimiz bir mesaj verecek, sormuşlar: "Uzağa attığınız taş nedir? Ayakucunuza koyduğunuz taş nedir Ya Resulallah?" Peygamberimiz buyurmuş ki: "Uzağa attığım taş, insanın bir müddet sonra, bir an sonra yapmayı düşündüğü, planladığı şeydir, o insanın emelidir, emeli." "Ayakucunuza koyduğunuz taş nedir?" diye sorduklarında Efendimiz (sav) buyurmuş ki: "O da insanın ecelidir, eceli." (Tirmizi, Emsal 7) Ve başka bir vesi- leyle Efendimiz (sav) eklemiş: "Bir insana eceli ayakkabı bağı kadar yakındır ve bir insana cennet, bir insana cehennem ayakkabı bağı kadar yakındır."