Muhammed Ali Ulupınar

Öğrencilerine bozuk zihniyetini aktaran AHLAKSIZ!
“Başörtüsü” yasağının kaldırılması dolayısıyla “Iâikçilik dini” taraftarlarının feryâd u figan hâlinde başlattıkları tenkid ve tel'in kampanyasında Prof. Dr. Celâl Şengör’ün şu sözlerini hatırlatalım: “Öğrenci Karşımızda Dinini Şakırdatacak: Prof* Dr* Celâl Şengör, başörtüsüne serbestlik getirilmesi durumunda üniversite hocaları olarak buna tepki göstereceklerini söyledi. Şengör, «-Karşımıza gelen öğrencilere din kitaplarında yazamayan şeyleri öğretiyoruz. Bunları öğrenmesini istiyoruz. Nuh Tufanı 'nın olmadığını, insanların Adem 'le Havva 'dan gelmediğini öğretiyoruz. Bunları sadece not alması için değil, hayatına da yansıtması için öğretiyoruz. Ancak şimdi durum böyle değil Türbanını takan öğrenci, karşımıza dinini şakırdatarak gelecek.» şeklinde konuştu. “
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Fahreddin altay
Müctehid (!) orgeneralin “oruç” ve “hac” gibi diğer farzlar için söyledikleri de en az namaz için söyledikleri kadar abestir. Kitabının önsözünde: “Bu yazılarımı bütün tefsirleri bir tarafa bırakarak yalnız Kur’ân âyetlerine dayanarak yazdım. ” diyen bir kimseden, başka ne beklenir?!
Günümüzdekilerden farkları yok. Zihniyet aynı.
Bir Cuma günü (o zaman tâtil günü idi) öğle ezanı okunurken mahfelde (orduevinde) bulunan birkaç zâbit, kapıya doğru koşuştu. Yüzlerinde mânâsız birsevinç ifadesi vardı. Çünkü ezân, o gün ilk defa Türkçe okunuyordu. Ezân bitti, yerlerine oturdular; iskambil', tavla partilerine devam ettiler. Ne kadar garip idi ki, câmiye gidenler, Türkçe ezândan ezâ duyarlarken, memnun olanlar da ibâdete karşı haftada bir gün olsun alâka duymayan insanlardı. Onlar, ezânın Türkçe olmasına sevinmişlerdi, fakat câmiye gitmek akıllarından geçmemişti.
İzmit erbâb-ı matbuatıyla uzun bir mülâkât ve hasbihâlimiz esnasında muhataplarımdan bir zâtın (Kılıçzâde Hakkı) şu suâline mâruz kaldım: "-Yeni hükümetin dini olacak mı? ” İtirafedeyim ki, bu suâle muhatap olmayı hiç de arzu etmiyordum. Sebebi, pek kısa olması lâzım gelen cevabın, o günkü şerâite göre ağzımdan çıkmasını henüz istemiyordum. " (M. Kemal Paşa- Nutuk, Ankara, 1927, sh: 435)
10/10
·276 syf.·
Beğendi
·
5 saatte okudu
·
2025 36. kitabı
Bediüzzaman Said Nursî
9.7/10 · 612 okunma