Zaten elinizden geçmiş, tutkuyla okunmuş yüzlerce kitabın hepsini akılda tutamazsınız. Bu güne kadar okuduklarımdan çoğunu unuttum. Ayrıntılar, anlatılan hikayeler silindi gitti. Doğrusu, bunların hepsinden süzülmüş, durulmuş,beni ben yapan koyu bir öz, açıklamakta zorlandığım bir çoğalmışlık, tat kaldı içimde. Dünyanın has yazarlarının hepsinin benim yazarlık serüvenimde rolleri vardır. Ben evrenin ve insanın genişliğini onlarla keşfettim. Yazmayı, dili kullanmayı, dünyanın karmaşasını nasıl yazıya dökeceğimi onlardan öğrendim. Onlar olmasaydı ben de olmayacaktım...
Roman bir yaratıcılık ve keşifler sanatıdır. Uçları öyle zengindir ki yeniliklere, akla gelmeyene, bilinmeyene sonuna kadar açıktır. kadar açıktır. Yalnızca okumak değil, gördüğünü içselleştirmek, unutma ve yeniden canlandırma gibi bellek işlevlerini kullanabilmek ve yaratıcı güce sahip olmak farklı denemelere imkan verir.
Neyi, neden yazacağımız sorusu başlangıçtır. Konu bulmada İşaretleri değerlendirmek, koku alabilmek ve iz sürebilmek önemlidir. Merak, iç görü, zengin bir hayal gücü de temel dinamiklerdir. Yazar uyanıkken düş gören insandır. Yine de yazacağımız romanı nasıl, hangi dil ve yapı içinde anlatacağımıza karar vermek için uzun süre kafamızda taşımak ve olgunlaştırmak gerekir.