Sükût.
Birlikte denize bakıyorlar. Ne denizi arkadaş ne denizi, birlikte küçük bir kıyamet yaşıyorlar.
Yani kendilerine bakıyorlar, içlerine. Bu bakışı kim engelleyebilir.
“Güzellik değerlidir, ama ben daha önce değerini hiç bilememişim. Güzelliği anlamsız bir şey, şiirden ve akıldan yoksun, sadece güzellik olarak kabul etmişim.”
Tren yolları bana uzak diyarlarda kalbi kırık insanların gönlünü tazelemeyi hatırlatır. Çocukken kırık bir trenim ve raylarım vardı. Onunla aynı ray üzerinde gitmeme rağmen hayaller kurar her istasyonda inip insanlarla konuşur, teselli ederdim. Ve en sevdiğim meyve elmayı ikram ederdim.
Sizin de bir tren istasyonunda kalbini
iyileştirebileceğiniz insanlar var mı ?