Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız.
Belki bir aşktır bu kentin,
Belleğini geri getirecek olan...
Hiçbir şey değişmedi, ama yinede her şey başka bir biçimde var olup gidiyor. Anlatamıyorum. Bulantıya benziyor bu, ama aynı zamanda onun tam tersi. Sonunda başımdan bir serüven geçiyor, kendimi sorguya çekince, kendimin kendim olmaklığımın ve burada bulunmaklığımın başından geçtiğini görüyorum. Geceyi yarıp geçen ben'im. Bir roman kahramanı gibi mutluyum.
Şimdi kimseyi düşünmüyorum, sözcükleri bulmak için bile çabalamıyorum. Kimi zaman hızlı, kimi zaman yavaş bir şeyler akıyor içimde
Dokunmuyorum, bırakıyorum gitsin. Sözcüklere bağlanamadığım için düşüncelerim çoğu zaman karmakarışık. Belirsiz ve hoş şekiller halinde ortaya çıkıyor, sonra kayboluyorlar, hemen unutuyorum onları.
Bir paket sigarayı uç uca eklemişim
Dilim dönmez olmuş ağzımda
Öksürdükçe felaket başım ağrıyor
Öyle de bezginim ki
Öyle de yalnızım ki
Çekilir gibi değil şu gazeteler
Yahu nasıl da özledim birdenbire
Mektupla, telefonla olacak gibi değil
Varsam bir akşam, eğilsem ellerine
Doya doya
Çok çektiler yaşanası şu dünyada çok
Yarada fitil yarada tuz
Ey güzel yüzlerini getiren sabah
Merhaba