umit bulut

umit bulut

, bir kitap okudu
10/10
·296 syf.·
7 günde okudu
·
2024 5. kitabı
Reklam
Bircok Afrika ulusunda demokrasi hicbir zaman olmadi, ancak kabilenin icinden cikan yonetim sistemi icindeki hukumdar genellikle tebasiyla ayni genis kabileden geliyordu. Somurgeciler cekildiginde, farkli halklara artik tanimli bir bolgede bir arada gruplanmis olduklari soylendi ve genel olarak, pek cogunun gozunde kendilerini yonetme hakki olmayan hukumdarlarin yonetimi altina sokuldular. Somurgeci mirasinda cifte celiski vardi. Birincisi birden fazla millet ve kabileden tekil ulus devletler yaratmakti, ikincisi ise Avrupalilarin bu halklara demokrasi ve kendi kaderini tayin fikirlerini miras birakmasiydi. Su siralar Afrika'da gordugumuz anlasmazlik ve catismalarin cogu bu hizli birlestirme deneyinden kaynaklidir.
Sayfa 175·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
...Bu durum yine de bazi insanlarin ustun varliklar, digerlerinin ise kirli olarak siniflandirildigi ayrilmis bir toplum yaratmistir ve bu insanlar "yerlerinde" kalmalidir. Bunun bir sonucu olarak, bazi kategorilerden insanlarin is basvurulari reddedilir ve seyahatleri kisitlanir. Sistem hakim olan kastin ayricalikli pozisyonlara sahip olmasini saglar, digerlerini de yasal bir basvuru mercii olmadan siddete maruz kaldiklari yoksul bir yasamla lanetler. Kastlar arasindaki bu duvarlar disaridan gelenler icin cogunlukla gorunmezdir. Kast sisteminin kokeni dinidir ve uc bin yil oncesine kadar gider. Hindular yaptiklati ise gore sabit hiyerarsik gruplara ayrilmislardir. Yuksek kastlar birlikte yasar; yeme ve icme yerleri ayrilmistir, kastlararasi evlilik genellikle yasaktir ya da en azindan, hos gorulmez ve pratikte pek cok is firsatinin kapilari ast kastlar icin kapalidir. Sisteme gore dort insan kategorisi vardir: Brahmanlar, Kşatriyalar, Vaişyalar ve Sudralar. Brahma yaratici tanridir ve egitim ile entelektuel alanlara hakim olan Brahmanlarin Tanri'nin basindan yaratildigi soylenir. Kşatriyalar(kollarindan yaratilmistir) savasci ve hukumdarken, Vaişyalar (bacaklarindan) tuccardir ve Sudralar (ayaklarindan) vasif gerektirmeyen isleri yapar. Bu dort kategori yaklasik uc bin kasta, onlar da yirmi bes bin alt kasta ayrilir. Sistemin disinda onceleri Dokunulmazlar olarak bilinen, ancak simdilerde cogunlukla Dalitler (yikik insanlar) olarak adlandirilanlar vardir. Hindistan'da bir kisinin olu bir hayvanin cesedini cope attigini ya da sokaklari supurdugunu goruyorsaniz, o kisi muhtemelen bir Dalittir. Tuvaletleri temizleyen ya da lagimlarda calisan herhangi biri muhtemelen Dalittir. Bunlarin islenen suclarin, ozellikle de tecavuz, cinayet ve dayaklarin kurbani olmalari cok
Sayfa 159·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Islam icindeki Sunni/Sia ayrismasi yedinci yuzyildan beri var ve bu sebeple neredeyse bu dinin kendisi kadar eski. Hiziplesme Hz Muhammed 632 yilinda oldukten sonra Islam'i kimin yonetecegi uzerineydi. "Sia't Ali" ya da "Ali taraftarlari", bugun Sia olarak adlandirdiklarimiz. Liderligin Hz Muhammed'in soyunda kalmasi gerektigini one surduler, kuzeni ve damadi Ali ibn Ebu Talib'in halifeligini desteklediler. Simdilerde Sunni olarak adlandirdiklarimizsa bunu kabul etmeyen, liderin toplum icindeki alim erkeklerden gelmesi gerektigini savunanlar. Sunniler simdinin Irak'inda cereyan eden Kerbela Olayi'nda Ali'nin ogullarindan birini Huseyin'i oldurerek ustun geldi. O zamandan beri iki gelenek de digerinin Islam'in dogru halini yasamadigini dusunur; ornegin, Sialar yalnizca Ali ve Huseyin uzerinden peygamber soyundan geldigini soyledikleri dini liderleri tanir. Yezid'in Huseyin'i olduren kisi oldugu soylendiginden Yezid isminde birinin Sia olmasi pek de ihtimal dahilinde degildir. Sunniler namaz esnasinda kollarini birlestirirken, Sialarin kollari yanlardadir. Araplarin cogunlugu Sunnidir anca Sialar Iran, Irak ve Bahreyn'de cogunluktur.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Din
Avrupa Birligi'nin yapisindaki catlaklari gormustuk, bunlar milliyetcilige dogru kismi cekilmelere yol aciyor. Ortadogu'daki fark ise Araplarin ulus devlet kavramina daha az bagli ve bireysel ozgurluk hakkindaki fikirleri tam olarak icsellestirmemis olmalari; bu sebeple, hukumet kurumlari bozuldugunda pek cok kisi ulus devletin oncul kavramlarina sariliyor: din, etnisite ve kabile. Sunniler, Sialar, asiretler ve etnisiteler fiziksel ve psikolojik duvarlarin gerisine cekiliyor; ulus devletler zayiflarken, dinleri onlara ozsaygi, kimlik ve kesinlik sunuyor. Bu temel uzerine, bir Islamci, sosyalizmin, milliyetciligin ve hatta usul devletin kendisinin bir kanser olduguna ve carenin Islam olduguna dair bir dunya gorusu kurabilir. Kendi etraflarina ideolojik bariyerler kuruyorlar, bunlar oyle yuksek ki hic kimse otesini goremiyor. Boylece dar zihinlere hapsolduklarindan, bazilari "digerlerini" yalnizca diz cokturulmesi ya da oldurulmesi gereken "dinsiz", "kafir", "inancsiz", "safevi" olarak goruyor. Bir kez duvar oruldu mu geri donmek cok zor. Buna getirilen aciklamalardan biri de yoksulluk ve zayif egitim. Iki etmen de gormezden gelinemez; ote yandan bunlara cok fazla onem atfediliyor, bu da yoksulluktan kurtulur ve egitim seviyesini yukselturseniz, Islamci ideolojiyi yok edeceginiz inancini artiriyor. Bu aciklama her yil orgutlerine katilmak amaciyla universite mezunlarinin, ozellikle de muhendislik diplomalilarin yanlarina akin ettigi, cok sayidaki yuksek egitimli cihatciyi hesaba katmiyor. En vahsi ideolojinin bolgenin en zengin ulkesinden tomurcuklandigini da aciklamiyor: Suudi Arabistan. Suphesiz, daha iyi yasam standartlari ve kaliteli sekuler egitim cozumun bir parcasi; ancak ironik bir sekilde burada da en basarili modern toplumlarda insa edilmis bir baska duvara
Sayfa 127·Kitabı okudu
Din