15 Agustos 1945 gunu, Imparator Hirohito, Japonya'nin teslim oldugunu radyodan duyurdu. Isgal sona ermisti. Japon imparator, bildirisini radyo uzerinden dunyaya okurken Washington, DC'de iki genc ordu subayi bir hisimla dunya haritasinin basina gecip Kore meselesi hakkinda ne yapilmasi gerektigine kafa yordular. Washington'daki hic kimse, Japonya'nin bu mechul kolonisi hakkinda pek bir bilgi sahibi degildi. Almanya ve Japonya'nin savas sonrasi isgalleri hakkinda ozenle plan yapilmis, Kore ise ikinci plana atilmisti. Japonlar, bu bolgede 35 yil boyunca hukum surdugunden bu ani geri cekilis, tehlikeli bir iktidar boslugu anlamina gelecekti. Birlesik Devletler, Sovyetler Birliginin, Japonya gibi daha buyuk bir odule ulasma yolunda Kore'ye konaklama bolgesi olarak el koyacagindan endiseleniyordu. Japonya'nin geri cekilmesinden bir hafta once Sovyetler Birligi'nin askeri birlikleri Kore'ye kuzeyden girmis temkinli bir sekilde ilerliyordu. Amerikalilar, Kore'nin kuzey yarisinin idaresini gozlerini doyurmak icin gecici olarak Sovyetlere vermeyi uygun buldu. Subaylardan biri, sonradan ABD Disisleri Bakani olacak olan Dean Rusk, baskent Seul'un ABD'de kalmasini istiyordu. Boylelikle iki subay, yarimadayi ikiye bolmek icin haritanin uzerine 38. paralelden bir cizgi cektiler.
Bu sinirin Kore tarihi veya cografyasiyla hicbir ilgisi yoktur. Haritada Cin topraklarindan firlayan parmak buyuklugunde bir yarimada olan Kore, doguda Japon Denizi, batida Sari Deniz, Cin'le sinirlarini olusturan Yalu ve Tumen Nehirleri ile iyice cizilmis bir kara parcasidir. Kore'nin dogal yollardan ikiye bolunmesini saglayacak hicbir noktasi yoktur. Japon isgalinden 1300 yil once Kore, dunya tarihinin en uzun sure yasayan monarsilerinden biri olan Chosun hanedani tarafindan yonetilen birlesik bir