Butun savaslarda hep ayni sey olur; askerler savasir, gazeteciler samata koparir; o milliyetci nutuklar atanlarin hicbiri kisacik propaganda gezileri disinda cephedeki siperlerin yanindan bile gecmez. Kimi zaman ucaklarin savasin kosullarini degistirdigini dusunerek kendimi avutuyorum. Bundan sonraki buyuk savasta belki de tarihte esi benzeri olmayan bir goruntuyle karsilasabiliriz: Vucudunda kursun deligi acilmis bir asiri milliyetci.
Savasin en urkutucu yanlarindan biri de, tum savas cigirtkanliginin, tum samatanin, yalanlar ve nefretin her zaman savasin icinde olmayan kisilerden gelmesidir.
Sevdigim, ilgi duydugum bir ulke olan Ispanya'nin tarihindeki en onemli olaylarindan birine birinci gozden sahitlik etmek guzel bir deneyimdi. George Orwell teoriler uzerinden giden birisi degil, bizzat eline tufek alip solcularla birlikte fasistlere karsi savasmis. Ispanya'da yasadigi olaylar Hayvan Ciftligi ve 1984 romanlarini yazmaya giden yolu olusturmus. Ozellikle benim gibi iibf mezunlari boyle bir yazari okuyabildigi icin cok sansli.
Lakin su an kitabin sonuna yaklasmaktayim anlam veremedigim konular var. Rusya neden devrim karsiti politika izliyor, Avrupa'da solcu basin neden Ispanya'da devrim mucadelesi oldugunu sansurluyor bu kisimlar kafama bir turlu oturmadi, aciklayan olursa sevinirim.