...Gelelim basari meselesine. Basarinin tanimi cok zor. Varoluscu bir acidan bakacak olursak, basarinin standartlari olmamakla beraber, kendinizi butun ve akista hissettiginiz, anlam buldugunuz ve kendinizi adadiginiz herhangi bir yer basarili oldugunuz bir zamana isaret eder.
Dis standartlara gore basarimizi degerlendirmek bizi hem sahte ve soyut bir mezuraya gore kendimizi yargilamaya hem de hic dinmeyen bir memnuniyetsizlige surukleyecektir. Cunku her zaman sizden daha iyi, daha guzel, daha yakisikli, daha cok para kazanan, daha cok ulke gormus, daha guzel diplomalari olan, daha guzel evi, arabasi, esi, cocuklari olan insanlar olacak. Size gore. Yoksa aslinda boyle bir karsilastirma, siralama ve yaris gercekten yok.
Onemli olan siz hangi alanda, nasil bir hayatta kendinizi var etmek istiyorsunuz? Insan olarak bize dusen, kendimizi adayabilecegimiz ve anlam bulabilecegimiz yerlerde var etmek. O yerleri bulmak. O yerleri aramaya cesaret etmek. Bize gosterilenin otesine bakabilmek.
Bunlari yapiyorum, mutlulugu, anlami ariyorum, ama hala hayatimda anlam bulamiyorum diyebilirsiniz. Bu noktada da basariya giden yoldaki en onemli sirri sizinle paylasmak isterim, azmetmemiz gerektigi kadar, elimizden geldigince hayatimizi istedigimiz yonlere dogru sekillendirmek, ama gucumuzun bir yere kadar yettigini bilip, kendi sinirliliklarimiza sahip cikip, sabirla ektigimiz tohumlarin sonuclarini beklemek. Yani azmettigimiz kadar akisina da birakabilmek.