Salih Bahar

Puan vermedi·325 syf.··
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 23:20
İnsanın zekâ, farkındalık ve mutluluk arasındaki ilişkiyi sorgulatan derin bir şaheser… Charlie akıllı, zeki olmak istiyordu. Zeki olunca her şeyin yoluna gireceğini sanıyordu. Farkındalık ona mutluluk getirecek, zeka iyi insan olmaya yetecek, bilmek her şeyi çözecekti. Bir ameliyat ve uzun gelişim sürecinin sonunda gerçekten akıllı oldu. Ama zeki olmak ve farkında olmak ona mutluluk getirmek yerine acı getirdi. Çünkü IQ’su yükseldikçe dünyanın nasıl bir yer olduğunu fark etti. Çevresindeki insanların zeki olmalarına rağmen sevgiden yoksun olduklarını gördü. O zaman anladı ki zeka tek başına beş para etmiyor. İçinde sevgi yoksa, merhamet yoksa hiçbir anlamı yok. Üstelik kendisi farkındayken toplumun aynı farkındalıkta olmadığını görmek daha da acı vericiydi. İnsanların saçmalıklarını , duyarsızlıklarını görmek onu derinden yaraladı. O kadar acıttı ki eski haline geri dönmek istedi. Ama bunun da çözüm olmadığını biliyordu. Çünkü cahil olmak da dünya ve insanlık için zararlıydı. Yaşadıklarından sonra hiçbir şey yapmak istemedi. Ama onun içinde başkalarını düşünmek gibi bir derdi vardı. “Belki düşük IQ’lu insanlara umut olurum” diyerek deneylere devam etti. Fakat yine yapamadı ve eski IQ seviyesine geri döndü. Sonunda şunu anladı: Tavşan ayağını ve at nalını kaybetmişti; yani motivasyonunu, hayat amacını ve mücadelesini yitirmişti. Farkındalık üzerine kurulmuş, beni çok düşündüren; çocukluğumdan bilincimin oluşmaya ve dünyayla tanışma serüvenimi hatırlatan muhteşem bir eser. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,5bin okunma
Reklam
9/10
·312 syf.··
2026 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 17:32
Unutmak mümkün mü böyle bir aşkı, bir gün gitsen bile hatıran yeter. Kitabın teması aşk ve hatıralar; tam da öyle. Unutmak mümkün mü Derviş Ali ve Handan’ın aşkını? Öyle bir aşk ki, bütün zorluklara rağmen sadece ölüm ayırabiliyor. Derviş’e göre ayrılık, ölümden de beter. İnsanın Handan olası geliyor ve hayatın aşksız olmayınca neleri kaybettiğinin farkına varıyorsun. Gerçekten aşk, hayattan da ölümden de büyük. Umarım herkese nasip olur böyle bir aşk, söylemek istiyorsun; lakin kitapta şöyle bir alıntı fazlaca mümkün olmadığını hatırlatıyor: “Romanlarda anlatılan aşkların gerçek olmadığına inanması zaman almıştı.” İnanmak istemiyor insan ama maalesef öyle; malum, yeni ve saçma dünya onu gerektiriyor. Bütün iyi kötü günler geçse de hatırası bütün ömrümüzü şekillendiriyor; yaşanmışlıkların etkisi yüreğimize, ruhumuza işliyor. Hatıraların bıraktığı etkiyi muhteşem anlatan bu eser, insana çok şey düşündürüyor. Unutmanın sandığımız kadar kolay olmadığını, bazı duyguların zamana bırakıldıkça kaybolmadığını anlatıyor. İnsan bazen yaşadıklarını geride bıraktığını sanıyor ama bir cümlede, bir sessizlikte, bir gecede hepsinin yeniden karşısına çıkacağını düşündüren tarifsiz bir kitap. Tarık Tufan ’nın okuduğum ilk kitabı oldu; yazara mest oldum diyebilirim, çünkü duyguların tercümanı olmuş. Okuduğum kitaplar arasında en fazla altını çizdiğim kitap oldu. Mutlaka okunması gereken bir eser olduğu düşünüyorum, çünkü bütün insanlıktan izler taşıyor. Cümlelerimi şu alıntıyla bitiriyorum: Yüzünü güneşe dönen çiçekler kadar hayat dolu olmanızı diliyorum.
1000Kitap
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
9/10
·116 syf.··
2026 4. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 22:38
John Steinbeck, İnsanlar ve Fareler’de umut etmenin ne demek olduğunu; yalnızlığın insanı nasıl hasta edebileceğini, insanın kurduğu hayallerin çoğu zaman kendi kontrolü dışında parçalandığını, dünyanın adil bir yer olmadığını ve ırkçılığın insanı nasıl değersizleştirdiğini; günün sonunda tek gerçeğin ölüm olduğunu çarpıcı bir şekilde anlatan çok etkilediğim kitap oldu. Kitabın en iyi karakteri George gibi görünse de, aslında en kötüsü oydu. Lennie adına konuşuyor, karar veriyor ve ne yapması gerektiğini söylüyordu. İyilik yaptığını sanıyordu ama bunları yaparak ona en büyük kötülüğü o yapıyordu. Bu durum, Lennie’nin sürekli hata yapmasına neden oluyordu. O kadar başa bela olmuştu ki, sonunda George Lennie’nin katili olmasına kadar vardı. Bu da bana kontrolcü anne-babayı hatırlattı. Sürekli ne yapılması gerektiğini söyler, çocukları adına bütün kararları alırlar. Böyle yaparak iyilik yaptıklarını sanırlar ama en büyük kötülüğü yine kendileri yapmış olurlar. Böylece farkında olmadan, çocuklarının George gibi bir sona sürüklenmesine sebep olurlar. Asıl yapması gerekenin, onun adına karar vermek değil; kendi kararlarını verebilecek güveni ve yolu göstermek olduğunu düşünmeden edemedim. George şöyle diyordu: “Biz onlar gibi değiliz, Lennie; bizim hayallerimiz var.”Bu satırlarda, umut etmenin ne kadar değerli olduğunu; kötü bir hayat yaşasan da hayallerin varsa yaşadığın olumsuzlukların seni üzmeyeceğini ve insanı diğerlerinden ayıran en önemli noktanın umutlarla yaşamak olduğunu hissettim ve kitapta geçen şu cümle beni çok etkiledi: “Ölmüştü. Yüzünde kötülükten, sinsilikten, memnuniyetsizlikten ve ilgi çekme isteğinden iz kalmamıştı.” İşte o an, insanları üzmenin ve kırmanın ne kadar anlamsız olduğunu; tek gerçeğin insan gibi yaşamak olduğunu anladığım cümleler
1000Kitap
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 2024211,5bin okunma
10/10
·210 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 18:15
Yu Hua’nın “Yaşamak” adlı kitabı, asıl güçlüklerle yaşamanın ne demek olduğunu anladığım bir kitap oldu diyebilirim. Çünkü çok acı ve sarsıcı bir kitaptı; beni derinden etkiledi. Yoksulluğun insanı nerelere sürükleyebildiğini, tek bir yanlışın hayatı nasıl altüst edebildiğini ve aslında iyi insanlar olmalarına rağmen, güç zehirlenmesinin insanı bütün iyi duygulardan nasıl yoksun bırakabildiğini hissettim. İnsanın yaşayabileceği en ağır acılar nedir?” diye sorulsa, bu kitapta anlatılanlar derim. Hatta yaşadığım ve kendimce acı dediğim şeylerin, bu acıların yanında ne kadar basit kaldığını; gerçek acının ne demek olduğunu bu kitapla anladım. Günlerdir aç kalan insanların, buldukları tek bir kuru ekmekle bu kadar mutlu olabilmesi bana çok şey düşündürdü. Varlıklı bir yaşamın insanı nasıl arsızlaştırdığını, ancak bir gün kuru ekmeğe muhtaç kalınca anlayabileceğini bu satırlarda fark ettim. Kitapta kızları dilsizdi, damatlarının da kafası yamuktu; ama çok mutlulardı. Duygularda sorun olmadıktan sonra dış görünüşün ne önemi vardı, demeden geçemedim. Kısa bir kitap olmasına rağmen bende çok büyük etkiler bıraktı; mutlaka okunması gereken kitap olduğunu düşünüyorum. Kitaptan en beğendiğim alıntıyla cümlelerimi sonlandırıyorum: “İnsan bazen hiçbir şey için değil, sadece yaşamak için yaşar.”
1000Kitap
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,2bin okunma
9/10
·416 syf.··
2025 18. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 13:58
“İnsanı özgürleştiren şey acının kendisi değil, acının anlamını bulmaktır.” Yalom, bu kitapta felsefeyi edebiyatla öyle ustaca harmanlamış ki, hem düşünüyorsun hem de karakterlerin iç dünyasında kayboluyorsun. Dr. Breuer’in yaşamdan bunalmış ruhu, Nietzsche’nin varoluş sancısıyla birleşince ortaya terapiyle felsefenin iç içe geçtiği derin bir yolculuk çıkıyor. Kitap sadece Nietzsche’nin fikirlerini anlatmıyor; insanın kendi zincirlerini nasıl fark ettiğini, özgürlüğün aslında ne kadar acı verici bir süreç olabileceğini de gösteriyor. Her sayfada, “Ben ne kadar kendimim?” sorusunu sormadan edemiyorsun. Yalom’un dili yalın ama etkileyici. Düşünsel yoğunluğu, edebi bir incelikle yumuşatıyor. Kitabı bitirdiğinde kendini biraz Nietzsche, biraz Breuer, biraz da kendiyle yüzleşen bir hasta gibi hissediyorsun. Alıntılardan biri: “İyileşmek, acıyı yok etmek değil; onunla yaşamayı öğrenmektir.”
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Reklam