Zaaf.

Zaaf.
@Saltteacher
Solup gitmiş lavanta | instagram.com/saltteacher
Dkab | Öğretmen
Bursa
59 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
İnsan yapmadıklarının pişmanı, yaptıklarının kölesidir. İnsanı vicdan mı daha çabuk öldürür, korku mu? Bol bol sorularla baş başa kalacağımız bir eserle merhaba! Stefan Zweig okumanın bir bağımlılık olduğunu daha önce de söylemiştim zaten, kalemini çok beğendiğim ve kendisini okumaktan vazgeçemediğim nadir yazarlardan olduğunu söyleyip, daha fazla Zweig’ı övmeden konuya geçeyimmm 8 yıllık evliliği ve 2 çocuğuyla baş karakterimiz İrene adında bir hanımefendi. Eşini bir piyanistle aldattıktan sonra içini derin bir “ya duyulursa?” korkusu sarıyor. Peş peşe gelen şantaj-tehdit mektupları, kocasını aldattığını yüzüne çarpmaya gelmiş gibi her fırsatta karşısına çıkan kadın.. Okurken İrene ile birlikte gerilip, hatta korkulardan korkmanın nasıl bir şey olduğunun tadına bakıyor insan. Biraz spoiler versem mi diye düşündüm aslında ama okuyup kendiniz yaşayın şoku Kitabı bitirdiğinizde gerçekten “yok artık Zweig dayı, bu kadar da olmaz yani” diyeceksiniz Uzun uzun gerildikten sonra -ki 94 sayfa ne kadar uzun olabilirse o kadar uzun- büyük bir rahatlama hissettim ben okuduğumda. Hatta duygusal bir ânıma denk gelmiş olacak ki azıcık ağlamış bile olabilirim Ancak aradan biraz zaman geçtikten sonra dönüp ‘nasıl yaa’ dedim. Bir ilişkide mümkün göremeyeceğim bir şey yaşanmış çünkü, ama bunu okuduğum sıralar fark etmemişim. O zaman bu güzel ara sıcağı da bir yerlere sıkıştırıp okuyun anacım, ondan sonra da gelin üzerine konuşuruz
KorkuStefan Zweig · Parodi Yayınları · 2018124,9bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Zaaf.

, bir kitap okudu
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
Stefan Zweig
8.1/10 · 124,9bin okunma
9/10
·703 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
Merhaba! Stefan Zweig’dı, Metin Hara’ydı derken uzun zamandır maceraya ara vermiştim ve Kaptan Mavi Ayı’nın 13 ½ Hayatı bana çok iyi geldi. Walter Moers kendisiyle tanışmakta geç kaldığım bir yazar bunu itiraf etmeliyim Benim gibi kurgu dünyasını seven, fantastik aşığı bir insan ve hatta tutkun bir anime izleyicisi nasıl olur da Walter’a bu kadar geç kalabilir Bahsetmek istediğim çok fazla şey var nasıl sığdıracağım bilmiyorum ama kitabı alışımdan başlayayım kapağı ve adının ilgimi çekmesiyle hakkında hiçbir şey bilmeden sipariş ettim bu kitabı. Görünüşte 100-150 sayfalık bir kitap gibi duruyordu fiyatı da oldukça uygundu. Taaa siparişimi verdikten sonra maile gelen faturayı kontrol ederken farkettim 700 SAYFA olduğunu kısa süreli bir şok geçirmiştim doğrusu. Bu arada daha önce söz etmiş miydim bilmiyorum ama ben artık kitapları yazarlarını da tanıyarak ve önce yazarlar hakkında bir miktar araştırma yaparak okuyorum ki kitaptaki duygunun ve yazan kişinin kafa yapısının daha idrakinde olayım. Birçok kitapta yazar hakkında yetersiz de olsa bilgi oluyor genelde az-çok tanıyoruz ancak bu kitapta yazar ile ilgili yalnızca kapağın içte kalan kısmına şu cümle iliştirilmiş ve başka hiçbir şey yok: ‘Walter Moers 1957’de doğmuştur. Tanınmış bir ressam, karikatürist ve romancıdır, Hamburg’da yaşamaktadır.’ Doğrusu biraz ilginç geldi, böylesi güzel işler yapıp da kendi hikayesini nasıl süslemez Konudan konuya atlaya atlaya gidiyor gibi olduk ama artık kitaba gelelim, kitap bir ayının (başta adı bile yok) bir ceviz kabuğunda ve denizin ortasında kendini bulmasıyla başlıyor. Bu ayımız hayata sıfır noktasından başladığı için hiçbir şey bilmiyor ve ona her yaşadığı ‘hayat’ yeni bir şeyler öğretiyor. Başlangıçta esen Küçük Prens havasından olsa gerek beni gerçek manada hemen içine
Kaptan Mavi Ayı’nın 13 ½ HayatıWalter Moers · Epsilon Yayınevi · 2017142 okunma

Zaaf.

, bir kitap okudu
9/10
·703 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
Walter Moers
7.8/10 · 142 okunma
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
Emir, Baba‘nın viski içtiğini gördü. Okulda Molla Fetullah Han’dan öğrendiğine göre içkinin günah olduğunu babaya söylemesine karşılık olarak Baba: “Mollalar ne derse desin, yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karının elinden kocayı, çocuklarından da bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığı zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. Anlıyor musun? Çalmaktan daha kötü bir suç yoktur, Emir. Kendisine ait olmayan bir şeyi alan insan, bu ister bir can olsun isterse bir dilim nan… aşağılıktır. Böyle birinin yüzüne tükürürüm. Böyle biriyle yollarımız kesiştiğinde, Allah yardımcısı olsun. Anlıyorsun, değil mi? Yukarıda bir yerde bir Tanrı varsa, umarım benim viski içmem ya da domuz yememden çok daha önemli meselelerle uğraşıyordur.” dedi. Âh, uçurtma avcısı. Kitaba övgü çok, anlatımı, üslubu, duygusallığı. Ben de birazcık farklı bir açıdan yaklaşalım istiyorum, Hasan’ın Emir’e olan bağlılığı, düşkünlüğü, karakterlerin bize geçen derin ve yoğun duygusal süreçlerini bir kenara koyacak olursak kitap gerçek bir Afganistan tarihini ortaya koyuyor. Ancak iyimser olamayacağınız kadar taraflı. Yaşanan süreci ortaya koyar nitelikte olmasına karşın her şeyi Sovyet Rusya’ya yükleyen bir eser. Kendisi de vatandaşı olduğundan olsa gerek Amerika sempatizanı bir yazar olduğunu söylemek mümkün. Yanlış bilmiyorsam eser Bush’tan da ödül almış. Neyse tamam, siyasî girmiyoruz Yazarın kaleminde öyle bir büyü var ki, betimleme tarzı sayesinde okumak yerine yaşıyor insan. Yer yer Hasan’ın tavşandudağını büküşünü izliyor, bazen de gülümseyişini. Bolca duygusal an yaşamalı bir okuma
Uçurtma Avcısı (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2021192,2bin okunma