Merhaba! Bugün kendisiyle tanıştığım için aşırı derecede mutlu olduğum bir yazar ile geldim
Bana aynı hafta içinde iki ilerlemeyen kitap “Aldatma” ve “Rüya Psikolojisi”nin ardından çok ama çok iyi gelen bir kitap oldu. Boris Vian’ın kaleminden oldukça etkilendim, kendisinin “Mezarlarınıza Tüküreceğim” filminin galasında kalp krizi geçirerek öldüğünü de not düşüp kitaba geçelim
Amerika’da yaşanan şiddet ve ırkçılığın son zamanlarda ayyuka çıkması ile paralel bir zamana denk geldi bu kitabı okuyuşum, içeriğini bilmeden adından etkilenerek almıştım ve evet, ‘zenci problemi’ ele alınmış. Kitap bir dönem yasaklananlar arasında, içinde erotizmin zirveye tırmandığı, yer yer pedofili ve belki istismar -bundan emin olamadım- hatta eşcinselliğin de mevcut olduğu bölümler var. Bunu gerekçe gösterip toplatmışlar, ancak her ne kadar gerçekçi bir gerekçe olsa da asıl sebebin Amerika’nın ırkçılık ve şiddetine ağır eleştirileri + Vian’ın bu aptal sistemle adeta dalga geçmesi olduğunu düşünüyorum.
Kitabın çevirisi için söylenecek tek kelime yok, son zamanlarda okuduğum hatalı çeviriler ve beni irite eden cümle yapılarına sahip bazı kitapların ardından ilaç gibi geldi, bunda İthaki Yayınları kalitesinin büyük etkisi var tabii.
Ha, şunu söylemeden geçmeyelim, kitap zenci olduğu bilinmeyen bir zencinin bir intikam uğrunda çıktığı yol üzerine. Okudukça şaşıracak özellikle sonunda büyük dalgayı yiyeceksiniz.
3 alıntı ekliyorum, biraz merak edin
•”Yazacağım” dedi, “Çok satan kitaplar yazacağım. Yalnızca best-sellers. Tarihi romanlar, zencilerin beyazlarla yatıp linç edilmeyeceği, masum genç kızların kenar mahallelerin uğursuz hırsız takımının ortasında zarar görmeden büyümeyi başaracağı romanlar..”
•Köydekiler yine de astı onu, çünkü bir zenciydi.
•Bir insanın hem Tanrı’ya inanıp hem de açık
Bir Arkadya Kitabından selaaam! Bilmiyorum daha önce bu yayınevinden kitap okudunuz mu ama bana bu kitapların hepsi (birkaç kitap daha var aynı tarz) yağmur&battaniye&mumlar üçlüsünü çağrıştırıyor Tarz olarak böyle romanlar sıcacık geliyor ve içime yaydığı bu hissi ancak evin penceresinden izlediğim (kesinlikle dışarda değil, kesinlikle) yağmur tarif ediyor sanki. Hadi kitaba geçelimmm.
Sarah Jio okuyanınız varsa eğer tarzını bilirsiniz ve onun bu kitap için yorumu “Kesinlikle büyüleyici! Darien Gee dostluk ve aile bağlarını öyle derinden işlemiş ki hayran olmamak elde değil” olmuş. Gerçekten özetleyecek olursak bunun üzerine tek kelime edilemez, dostluk ve aile bağları. Kitap içinde bir sürüüü karakter barındırıyor ve bu kadar fazla karakter olması ilk başta isimleri birbirine karıştırma, hatta eğer okuma uzun sürerse olayları unutmaya kadar sebep olabilir. Ama ben çok kısa bir sürede okumuştum ve bu sayede isimler/olayları bağdaştırmam çok sıkıntı olmadı.
Avalon kadınlarının hüzün bulutlarını bir anda dağıtıverecek bir işe imza atan Bettie Shelton’ın kurduğu ‘Koleksiyon Defteri Hazırlama Derneği’ ile yolları kesişen Isabel, Ava, Yvonne, Frances dostluk ilacıyla yaralarını sarıyor ve birbirlerinin hayatlarına farklı bakış açıları katan bu kadınların hikayesi oldukça etkileyici biçimde aktarılıyor.
Bu kitap bana daha sonraları paylaşacağım Marie Bostwick’in ‘Pamuk İpliğinden Hayaller’ isimli eserinin tadını anımsattı, onu okurken aldığım tadı aldım
Bu arada bu yayınevinin kitapları öyle güzel tasarlanıyor ki, içinde kapağının aynısından bir de püsküllü ayracı oluyor ama görselini paylaşamıyorum ben Arkadya’dan aldığım 3 kitabın 3’ünün de ayracını kaybetmişim çünkü üzerinden çok zaman geçti Kitabın en sonunda yer alan birkaç tarifi de denemeyi düşünüyorum özellikle