Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dağlarda dağlanmak hakikatte yeniden olmaktır. Kendine gelmek, kendini bulmaktır. Dağda dağı seyreden hakikatte kendini seyretmektedir. Dağda kaybolmak için gidenler yeniden doğuşun, ve’l ba’su ba’de’l mevt’in bilincinde olanlardır.
Tabi olan değil, söz hakkı olan; uyan değil o dünyada kendi rolünü kendi koyan bir yer edinebiliriz. Biz bunları söyleyince bazı çevreler diyor ki: " Türkiye'de huzursuzluk çıkar." Niye çıkar ? Çünkü, yeni dünya düzenine uymamış olursunuz. Amerika isterse düzenimiz huzurlu gider, eğer onun istemediği bir şeyi yaparsak, anarşiyi bela eder, kargaşayı çıkartır. Bunlar dünyanın gerçeği olabilir, ama gerçek bu diye biz mevcut duruma teslim olamayız. Mevcut durum, insan haklarına, inanç hürriyetine, milli kimliğe aykırı ise biz bu duruma tabi olamayız...
Evet bizim bir sancımız vardır. Bu sancı Bosna-Hersek'ten Doğu Türkistan'a kadar uzanan bu geniş coğrafyadaki insanların sancısıdır. İşte bu sancılardan dolayı, " bütün müslümanların derdi bizim derdimiz ve onların birlik davası bizim davamızdır " dediğimizden dolayı İslam birliği gibi bir davamız vardır. Evet bu davamız vardır ve bu uğurda çileli, meşakkatli bir uğraşa da talibiz.
İnsanın dostlara ihtiyacı vardır; fakat insan gerçeği kendi başına keşfetmeyi, güzelliği yalnız başına bulmayı, kendisi ile yaşamayı da öğrenmelidir. Tamamen yalnız olmak kadar, kendisine ayıracak bir ânı bile olmayacak kadar 'sosyal' olmak da gerçek dışıdır; insanın bütünlüğü için hem yalnızlık hem de dostluklar gereklidir; idealleri gerçek yapan sentez türü budur.