Səma Məmmədsalahova

Ona, - Hayatta paradan daha değerli şeyler de var, demiştim.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Reklam
Herşey yerli yerinde idi. Bir martı denize doğru süzülüyor, gökyüzünde bulutlar yürüyor, bir çocuk tatlı tatlı gülümsüyordu.
Sayfa 109·Kitabı okudu
İlhan galiba yine erken erken kütüphaneye damlamıştı. Gözlerinin rengi ilk bakışta lacivert mi gri mi olduğu seçilemeyen güzel kız da oradaydı. İkisi de tatlı tesadüf bahanesine ve kitaplara sığınmışlardı. Bir süre sonra bu basbayağı hesaplanmış buluşmadan sıkılacaklardı. Okuma salonunda kendileri ve güya çaktırmadan onları süzen yaşlı memureden başkası yoktu.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Öyle değil mi ama! Bizim ne düşündüğümüz, biraz da ne yediğimize, nasıl yediğimize, ne kadar yediğimize bağlı değil mi?
Sayfa 90·Kitabı okudu
O kadar içten, heyecanla ve fedakar konuşuyorlar, öylesine kendilerini hırpalıyorlardı ki. Bu gençlerle bir arada bulunmak dünyanın en güzel, en elde edilmez nimeti idi.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Reklam