21 Şubat 1942. Rio'da Karnaval, güzel bir yaz günü. Zweig, ayrılış mektubunu ilk eşine yazıyor... "Yaşama kendi dileğimizle başlamıyoruz, oysa ölümü seçmekte özgürüz. Bu kararı verdiğimden beri çok rahatladım..."
Saçsız, dilsiz, tırnakları kemirilmiş, kısa boylu bir adamdı Celal Sılay. Ama güzel bir adamdı. Pırıl pırıl, taşan bir öfkesi, canlı bir gülüşü, haykırışı, çığlığı vardı. Onun kadar burjuva tutkunlarından arınmış bir başka insan tanımadım. Evli değildi. Çocuğu yoktu. Malı mülkü yoktu. Eşya tüketimi yapmıyordu. Yıllardır Yeni İnsan dergisini çıkarıyor, buradan kazanacağı az parayla da ancak yaşıyordu. İki yıl kadar önce eline geçen elli bin lirayı da küçük paralar gibi birkaç ayda gezerek bitirmişti.