Sane

Sane
@Sane
Hacettepe Üni. Psikoloji
Farmakolojinin, psikiyatride devrim yaratması uzun sürmedi. İlaçlar, doktorlarda daha fazla yeterlilik duygusu yarattı ve konuşma terapisinin ötesinde bir araç sundu. İlaçlar ayrıca geliri ve kazançları da arttırdı. İlaç endüstrisinin bağışları bize enerji dolu öğrenciler ve ileri teknoloji araçlarıyla dolu laboratuvarlar sağladı. Her zaman hastanelerin zemin katlarında bulunan psikiyatri bölümleri, hem yer hem de prestij olarak yukarılara çıkmaya başladı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir süre devam eden elektrik şoku uygulamasının ardından, araştırmacılar, kafeslerin kapısını açmış ve yeniden elektrik şoku uygulamışlardı. Daha önceden elektrik şoku uygulanmayan kontrol grubundaki köpekler kapı açılır açılmaz kaçmışlardı ancak önceden elektrik şoku uygulanan köpekler, kapılar sonuna kadar açık olsa da kaçma teşebbüsünde bulunmamışlar; yalnızca içeride ağlayarak ve dışkılayarak uzanmışlardı. Kaçma şansına rağmen, travma yaşayan hayvanlar ya da insanlar özgürlük yolunda bir adım atmıyordu.
Ayrıca, bu dayanılmaz deneyimlerin en içteki duyumlarımızın ve kimliğimizin özü olan fiziksel gerçeklikle ilişkimizi nasıl etkilediğini de anladık. Travmanın yalnızca geçmiş bir zamanda gerçekleşen bir olay olmadığını öğrendik; o aynı zamanda zihinde, beyinde ve bedende iz bırakmaktadır. Bu etkinin devam eden sonuçları insan organizmasının şuanda nasıl yaşayacağını da belirler. Travma zihin ve beden üzerinde kökten bir değişim yaratır ve algılarımızın yönetilmesini yeniden düzenler. Yalnızca nasıl düşündüğümüzü ve ne düşündüğümüzü değil aynı zamanda düşünme kapasitemizi etkiler.
Travma bizim, arkadaşlarımızın, ailelerimizin ve komşularımızın başına geliyor. Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezleri tarafından yapılan araştırmalar, beş Amerikalıdan birinin çocukken cinsel tacize uğradığını; dört kişiden birinin ebeveynleri tarafından bedeninde iz kalacak şekilde dövüldüğünü, üç çiftten birinin fiziksel şiddete maruz kaldığını göstermektedir. Dörtte birimiz alkolik akrabalarla büyüyoruz ve sekiz kişiden biri annesinin fiziksel şiddete maruz kaldığına ya da dövüldüğüne tanıklık ediyor.
Sonra da sırtını güneşli bir günde, yattığı koğuşun avlu duvarına dayayıp, Bugün pazar, Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün benden bu kadar uzak, bu kadar mavi, bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldamadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum. Dayadım sırtımı beyaz duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben... Bahtiyarım. diyebilmek!