Kimimiz toprak oldu çoktan
Kimimiz yenik düştü kavgada
Kimimiz bir hayat kuramadık
Güneşli yirmilerden geçtik
Acılı otuzlara vardık
Ve hayat yürüyor durmamacasına
Ön safta yeni çocuklar dövüşüyor şimdi
Yeni aşklar, yeni sevinçler, yeni coşkular yaşanmakta
Katılırken türkülerine onların
Gülüşlerine, konuşmalarına
Tek tek yüzlerine bakıyor
On yıl önceki yüzleri görüyordum
"Yaşayın çocuklar" diye düşünüyordum
"Ama bizim gibi yaşamayın"
----------
Anladık ki bir kez daha
Bizim gücümüz
Bu koskocaman dünyada
Yalnız olmamaklığımızdır...
Anladık ki bir kez daha
Hiçbir engel tanımayacaktır
Zafere giden yolda
Birliğimizden doğan kuvvet...
Yaşasın dünya halklarının devrimci dayanışması...
--------
Gece
Dönerken
Denize bakıyor
Ve bireyci şeyler düşünüyordum:
Bu deniz
"İşçiler, Köylüler, Askerler, Yurtsever Aydınlar, Halkımız..." İşte bu seslenişle başlıyordu.
_________
Ya bu ülkenin işçilerinin "üreten biziz, yöneten de biz olacağız" diyerek sokaklara dökülmesine, her gün greve durmalarına, iş bırakmalarına, yürüyüşe geçmelerine, işçi gençlik elele diye yükselen sloganlarına, devrimcileri bağırlarına basmalarına ne demeliydi?
__________
İlkeleri için yaşardı bir yerde devrimci.
_________
Üzülme aslanım, hatırla bak, ne diyor usta,
'Düşman bize ne kadar çok ok atarsa, biz o kadar doğru yoldayız'
Varsın bütün oklar üstüne yağsın...
________
"Dirilip döneceğiz er meydanına,
Zaman bu köhne düzenin cellatlarını affetmeyecek
Gerek kalmaz savaş ilanına
Erlerimiz fazla laf etmeyecek
Kızıldere son değil savaş sürecek."
_________
YOLUMUZ;
DEVRİM YOLUNDA DÜŞENLERİN YOLUDUR..."
Demek bu göğü, doğayı, yıldızları
Kişinin alınyazısını o yarattı
Peki İsa'yı çarmıha geren kim
Yusuf'u kuyuya kim attı
______
Ah, nasıl da acı
Böyle susup durmak
Kötüler cellatlar elinde
Bunalırken güzelim halk
Fabrikalar yanlış çalışırken
Yanlış ekilirken toprak
Ayak, olmuşken baş
Baş, olmuşken ayak
Kavganın ve hürriyetin
Türküsünü söylemek istiyorum
Gür bir akışla akacak kanın
Eşitliğin türküsünü söylemek istiyorum Halklar adına yükselen sancağın Sadeliğin, inceliğin, onurun
Türküsünü söylemek istiyorum
Onun türküsünü, Guevara'nın
_______
Abdullah, iflah olmaz roman tutkunu İşkencede değilse eğer, hücrede değilse Ve yasak değilse orada roman okumak Bir romana dalmıştır mutlaka
_______
Beyaz, ipek gibi yağdı kar
Acılarla dolu bu dünyaya.
İnsafsızlık
Vahşet
Hâlâ güçlü
Ve hâlâ iktidarda.
İnsanlar
İki masalı vardı. Biri kendi masalı idi. Onu kimse bilmezdi. Öteki dedenin anlattığı masaldı. Sonra hiçbir masal kalmamıştı.
---------
Zaman öylesine kötüymüş işte. İnsan, insana hiç acımazmış. Yok ederlermiş birbirlerini...
----------
Eeee, yavrucuğum, çok eskilerden beri derler ki: Zenginlik kendini beğenmişliği doğurur, kendini beğenmişlik de budalalığı.
---------
Aptal herif! Ama aptallar daima memnundur hayattan.
---------
- Dedem diyor ki, insanlar kendi soyundan olanların adlarını akıllarında tutmazlarsa ahlakları bozulurmuş.
-Kim bozarmış, yani insanlar mı?
-Evet!
-Neden böyle?
-Dedem diyor ki, o zaman kimse yaptığı kötü işlerden utanmazmış, neye utansın, nasılsa çocukları ve çocuklarının çocukları adlarını anmayacakmış. Bir de hiç kimse iyi ve olumlu şeyleri de yapmak istemeyecek, çünkü yapsa da yapmasa da çocukları hiçbir şey bilmeyecekler.