Sanem Vural

Kimimiz toprak oldu çoktan Kimimiz yenik düştü kavgada Kimimiz bir hayat kuramadık Güneşli yirmilerden geçtik Acılı otuzlara vardık Ve hayat yürüyor durmamacasına Ön safta yeni çocuklar dövüşüyor şimdi Yeni aşklar, yeni sevinçler, yeni coşkular yaşanmakta Katılırken türkülerine onların Gülüşlerine, konuşmalarına Tek tek yüzlerine bakıyor On yıl önceki yüzleri görüyordum "Yaşayın çocuklar" diye düşünüyordum "Ama bizim gibi yaşamayın" ---------- Anladık ki bir kez daha Bizim gücümüz Bu koskocaman dünyada Yalnız olmamaklığımızdır... Anladık ki bir kez daha Hiçbir engel tanımayacaktır Zafere giden yolda Birliğimizden doğan kuvvet... Yaşasın dünya halklarının devrimci dayanışması... -------- Gece Dönerken Denize bakıyor Ve bireyci şeyler düşünüyordum: Bu deniz
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"İşçiler, Köylüler, Askerler, Yurtsever Aydınlar, Halkımız..." İşte bu seslenişle başlıyordu. _________ Ya bu ülkenin işçilerinin "üreten biziz, yöneten de biz olacağız" diyerek sokaklara dökülmesine, her gün greve durmalarına, iş bırakmalarına, yürüyüşe geçmelerine, işçi gençlik elele diye yükselen sloganlarına, devrimcileri bağırlarına basmalarına ne demeliydi? __________ İlkeleri için yaşardı bir yerde devrimci. _________ Üzülme aslanım, hatırla bak, ne diyor usta, 'Düşman bize ne kadar çok ok atarsa, biz o kadar doğru yoldayız' Varsın bütün oklar üstüne yağsın... ________ "Dirilip döneceğiz er meydanına, Zaman bu köhne düzenin cellatlarını affetmeyecek Gerek kalmaz savaş ilanına Erlerimiz fazla laf etmeyecek Kızıldere son değil savaş sürecek." _________ YOLUMUZ; DEVRİM YOLUNDA DÜŞENLERİN YOLUDUR..."
Alıntı
Demek bu göğü, doğayı, yıldızları Kişinin alınyazısını o yarattı Peki İsa'yı çarmıha geren kim Yusuf'u kuyuya kim attı ______ Ah, nasıl da acı Böyle susup durmak Kötüler cellatlar elinde Bunalırken güzelim halk Fabrikalar yanlış çalışırken Yanlış ekilirken toprak Ayak, olmuşken baş Baş, olmuşken ayak Kavganın ve hürriyetin Türküsünü söylemek istiyorum Gür bir akışla akacak kanın Eşitliğin türküsünü söylemek istiyorum Halklar adına yükselen sancağın Sadeliğin, inceliğin, onurun Türküsünü söylemek istiyorum Onun türküsünü, Guevara'nın _______ Abdullah, iflah olmaz roman tutkunu İşkencede değilse eğer, hücrede değilse Ve yasak değilse orada roman okumak Bir romana dalmıştır mutlaka _______ Beyaz, ipek gibi yağdı kar Acılarla dolu bu dünyaya. İnsafsızlık Vahşet Hâlâ güçlü Ve hâlâ iktidarda. İnsanlar
Alıntı
İki masalı vardı. Biri kendi masalı idi. Onu kimse bilmezdi. Öteki dedenin anlattığı masaldı. Sonra hiçbir masal kalmamıştı. --------- Zaman öylesine kötüymüş işte. İnsan, insana hiç acımazmış. Yok ederlermiş birbirlerini... ---------- Eeee, yavrucuğum, çok eskilerden beri derler ki: Zenginlik kendini beğenmişliği doğurur, kendini beğenmişlik de budalalığı. --------- Aptal herif! Ama aptallar daima memnundur hayattan. --------- - Dedem diyor ki, insanlar kendi soyundan olanların adlarını akıllarında tutmazlarsa ahlakları bozulurmuş. -Kim bozarmış, yani insanlar mı? -Evet! -Neden böyle? -Dedem diyor ki, o zaman kimse yaptığı kötü işlerden utanmazmış, neye utansın, nasılsa çocukları ve çocuklarının çocukları adlarını anmayacakmış. Bir de hiç kimse iyi ve olumlu şeyleri de yapmak istemeyecek, çünkü yapsa da yapmasa da çocukları hiçbir şey bilmeyecekler.
Alıntı