Bir Gün Mutlaka

Ataol Behramoğlu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·167 syf.··
2020 63. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2020 14:42
Temel olarak 5 kitaptan seçilen yaklaşık 16 yıllık( 1959-1975) bir zaman dilimindeki seçme şiirlerden oluşan bir şiir kitabı. Bir nevi yazarın şiir serüveninin izlencesi diyebiliriz. Şiirle son yıllarda haşır neşir olan biri olarak şiirlerin beni pek etkilediğini söyleyemeyeceğim. Ben daha çok aşka dair nesirleri seviyorum. Kitapta ise dostluk, arkadaşlık, umut, aşk vb. birçok konuya dair şiir var. Şayet yazar ile tanışmak isterseniz, şiirinin evrilmesini seyredebileceğiniz için bu kitapla da başlayabilirsiniz diye düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 20081,119 okunma
8/10
·167 syf.··
2026 28. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 20:39
Okuduğum ilk eseriydi,çok beğendim diğer kitapalarinida okuyacağım inşallah Meczup bir şair sayın beni, tanık olmuş ve gördüklerini anlatıyor, sayıklamalar, boğuk, tutkulu, ağlayan seslerle Bir şiir nasıl biter, ya da biter mi, hayat sürüp giderken Duygularım birbirine ulanarak, bütün, yekpare bir şiiri oluştursunlar Neden kederliyim aradığım ne anlatmak istediğim nedir Duyguların kalıplaşmış olmasından nefret ettiğimi söylemek istiyorum Herkes neden kendinin çukurunda ve neden insan sevgisi bir işaret ya da bir formül haline gelmiştir Hayatın ve kavganın sırrı nerede? Neden bazı insanlar özverilidir? Yaşamak, yaratmak, mutlu ve aydınlık yürekli olmak nasıl öğrenilir?
Edebiyat
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 20081,119 okunma
10/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2021 66. kitabı
Edebiyatımız 1960’tan sonra yeni bir döneme girer. 1960-1980 döneminde Türk şiirinde yenilikler olur. Ülke ve yurt sorunları tekrar gündeme gelir. Şiirde soyuttan somuta, anlamsızlıktan anlam arayışına doğru bir yöneliş başlar. Bu durumun neticesinde de İkinci Yeni şiirini eleştirenler olur. İkinci Yeni şiirinin işlevini kaybetmeye başladığı, değişen ve gelişen toplumun ihtiyaçlarını karşılamadığı, yeni bir şiir anlayışına ihtiyaç duyulduğu düşüncesi öne sürülür. Bu düşünceyi öne sürenlerin başında da Ataol Behramoğlu gelir. Ataol Behramoğlu şiirin işçiyi ve emekçi sınıfı, toplumsal olayları, hayatın içinde var olan gerçekleri, yaşanılanları anlatması gerektiği görüşünü dile getirir. Böylece Nâzım Hikmet’le başlayan toplumcu gerçekçi Türk şiirinin bir halkası olur. Hayata ve sanata gerçekçi bir pencereden bakan şairin şiirlerinde hayatının izlerini bulmak da mümkündür. Ataol Behramoğlu’nun şiir yolculuğu küçük yaşlarda başlar. İlkokulda şiir yazmaya başlayan sanatçının bu uğraşı lisede de sürer. İlerleyen yıllarda şiir yazma serüvenine bu kez yaşanmışlık izlerini de yansıtarak devam eder. Sanatçının özellikle hapislik günleri ve gurbet yıllarını mısralarına yansıttığı görülmektedir. Şiirlerinin esin kaynağı yaşanmışlık ve bizzat tecrübe ettiği duygular, durumlardır. Bu durumun bir sonucu olarak şairin birçok şiirinde otobiyografik izlere rastlanmaktadır.
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 20081,119 okunma
10/10
·167 syf.·
2019 11. kitabı
İşte bir şiir, şu anın, şu dakikanın, şu saniyenin şiiri Kendimle gitgide yalnız olmakların, yalnızlıkların gitgide çoğaldıklarının şiiri Hayatım hesabı vermek üzere duruyor, artık hesabı verilmesi gereken bir şey olarak duruyor hayatım Gir bir ikindi üstü, üstünde yeryüzünün, küçük burjuvalar ua da işçiler yığılmışlar pencerelerine Frengili balkonlarından bakıyorlar hüzünden başka hiçbir şey çağrıştırmayacak bir gökyüzüne Yalnızlıkkarın gitgide arttıklarının şiiri, kendi hayatım ve başkalarının hayatı karşısında Müthiş ve mekanik bir bunalım içinde, ve artık kır görünümlerinin de hüzünden başka bir şey çağrıştırmadığı bir dünyada Şiirlerle kalbimi ve hayatı araştırıyorum Hiç kimse kalıplaşmış umutlarla avutmaya yeltenmesin beni
Şiir
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 20081,119 okunma
Puan vermedi·167 syf.··
2022 19. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2022 17:34
Türk edebiyatının ve şiir dünyasının yaşayan kalemlerinden Ataol Behramoğlu’nun Tekin Yayınevinden çıkan Bir Gün Mutlaka isimli toplu şiirlerden oluşan kitabını Mart ayı boyunca keyifle okudum. 2017 yılında yazarla kitap fuarında tanışmış kitabını ona imzalatmış ve sohbet etme imkanına erişmiştim 5 sene sonra kitabını farklı bir benlik ve hissiyatla yeniden okudum. Bir Gün Mutlaka isimli kitapta yer alan şiirler 6 farklı kitaptan derlenip bu isimde yayınlanmıştır. İçerikte yer alan kitaplar ise şunlardır : Bir Ermeni General ilk kez 1965’de, Yolculuk, Özlem, Cesaret ve Kavga şiirleri 1947’de , Bir Gün Mutlaka 1969’da , Ne yağmur… Ne Şiirler … 1947’de basılmıştır. Şarkılara ilham olan şiirlerin kalemi Ataol Behramoğlu aşka insana topluma dair dizeleriyle şiir sevenlere keyifli bir okuma sunuyor. Bir Gün Mutlaka Ataol Behramoğlu
Edebiyat
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 20081,119 okunma
10/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2025 608. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 20:50
"BİR GÜN MUTLAKA" "Susar ve martıları düşünür Gecenin bir kesiminde insan icinde beyaz bir kalabalık Ve aşk zaten gürültüdür Benim korkum ve umutsuzluğum Artık ölmüş bir adam gibidir Kendini hiç hatırlamayan" Ceyhun Atıf Kansu’nun 1977’de yazdığı o çarpıcı ifadeyle başlamalı: “Akan taze bir içtenlik kanı!” İşte Ataol Behramoğlu şiirinin, belki de tüm 60’lar ve 70’ler kuşağının damarında dolaşan kanın şiirsel karşılığı bu. Kansu’nun dikkat çektiği gibi, Behramoğlu’nun dizelerini yokladığımızda, sadece bir fikrin veya ideolojinin değil, canlı, sıcak, “akan” bir duyarlılığın nabzını tutarız. Behramoğlu’nun şiirinde düşünce ile duygu, anı ile umut, bireyin iç hezeyanı ile toplumun dış sesi birbirine karışır; tıpkı zihnimizin doğal işleyişi gibi. Bu teknik, o “akan içtenlik kanı”nın form bulmuş halidir. Şair, didaktik olmadan öğretir, slogan atmadan isyan eder, iç dökerken evrenselleşir. Bugünün dünyası bize sıklıkla yalnızlığı, kaygıyı ve tükenmişliği dayatıyor. "Bir Gün Mutlaka" ise bu noktada bir panzehir gibi geliyor. Çünkü bu kitap, "biz" olmanın, kolektif bir umudu paylaşmanın ve dünyayı değiştirme sorumluluğunu taşımanın ne kadar insani ve güzel bir şey olduğunu hatırlatıyor. Şiirlerdeki o "değişim" özlemi, sadece siyasi bir sistem değişikliği değil; insanın kendisiyle, sevdikleriyle ve yaşadığı toplumla daha adil, daha güzel bir ilişki kurma arzusudur. Bu arzu, her çağda geçerlidir. Ataol Behramoğlu'nun şiirlerinde kendini bulan her okur, onun dizelerinde bir parçasını görür aslında. O, sadece bir şair değil, bir dönemin yürek atışı, bir kuşağın sesidir. Fakat tam da bu nedenle, onun eserleriyle kurduğumuz ilişki zaman zaman sorgulanmayı gerektirir. Çünkü Behramoğlu, 60'lı yılların o fırtınalı atmosferini soluyarak yazdı. Toplumsal olaylar, siyasi dalgalanmalar
Edebiyat
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 20081,119 okunma
Puan vermedi·167 syf.··
2025 190. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2025 15:13
Ataol Behramoğlu şiirlerinde çoğu zaman kendimi bulduğum bir şair.. fakat bu eseriyle birlikte bazı eleştirilerin yönlendirilmesi gereken bir isim olduğu kanaatindeyim. 60 lı yılların toplumsal olayları çerçevesinde yaşamış olduklarını sentezleyen Behramoğlu o çok aradığımız duygusal izleri, dahil ve karşıt olduğu ideolojiler çerçevesinde gölgelendiriyor. Yine de kişinin aradığı o tek bir kelimeyi, yaraya sürecek o merhemi bulması umuduyla okumasında fayda olacak bir eserdir...
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 20081,119 okunma
8/10
·167 syf.··
2023 1. kitabı
Kitabı okumadım ama şairin kendi sesinden dinledim. Yaşayan kitap böyle bir sey olsa gerek. Ben severek dinledim. Zaten hayat mottomu olusturan siir de ona ait.
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 20081,119 okunma
Puan vermedi·167 syf.·
2022 682. kitabı
Behramoğlu, yaşadıklarını yaşadığı gibi, hissettiklerini de hissettiği gibi yazan bir şair. 153.sayfadaki İşte Bir Şiir adlı şiirinde "biçim ustalıkları aramayın şiirimde, içimin acıları ya da sevinçleri onu oluştursun istiyorum" diyor. Bir Gün Mutlaka kitabında, ilk şiirlerinden örnekler var ve devrim şiirleri ağırlıklı bir kitap. Bu kitabı biraz vasat geldi bana, okuduğum diğer Behramoğlu kitapları daha iyiydi. Bunu fazla beğenmediğimi söyleyebilirim.
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 20081,119 okunma
Puan vermedi·167 syf.·
2021 154. kitabı
Umutlu şiirler bunlar. Yormayan bunaltmayan içinize dokunan cinsten. Yumuşak bir dili var yazarın. Okumak isteseniz gürlemez sesiniz mesela, naif bir tonda yazılmış gibiler
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 20081,119 okunma

Yazar Hakkında

Ataol BehramoğluYazar · 70 kitap
Ataol Behramoğlu (d. 13 Nisan1942, İstanbul), şair, yazar, çevirmen, edebiyatçı. Edebiyat ve kültür üzerine yazdıkları, antoloji ve diğer çalışmalarıyla kuşağının önde gelen yazarları arasında yer alan bir edebiyatçıdır. 1942'de babasının askerlik görevini yaptığı Çatalca'da dünyaya geldi. Azerbaycan kökenli olan ailesinin soyadı 'Gürus' idi. Aile, soyadını daha sonra Behramoğlu olarak değiştirmiştir. Babası yüksek ziraat mühendisi Haydar Behramoğlu, annesi İsmet Hanım'dır. 'Nihat Behram' olarak tanınan gazeteci ve şair Mustafa Nihat Behramoğlu'nun ve avukat Namık Kemal Behramoğlu'nun ağabeyidir. İlkokul üçüncü sınıfa kadar Kars'ta öğrenim gördükten ilk, orta ve lise öğrenimini babasının Ziraat Müdürü olarak görev yaptığı Çankırı'da tamamladı. İlk şiirleri "Ataol Gürus" adıyla Yeni Çankırı, Yeşil Ilgaz, Çağrı gibi yerel gazete ve dergilerde yayınlandı. 1960 yılında lise öğrenimini tamamlayan Ataol Behramoğlu, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden 1966 yılında mezun oldu. 1962'de üyesi olduğu Türkiye İşçi Partisi'nin (TiP) örgütlenme çalışmalarına katıldı. Yükseköğrenimi sırasında Yapraklar, Dost, Evrim, Ataç gibi dergilerde çıkan şiirleriyle dikkat çekti. Bu dönemin şiirlerini biraraya getiren ilk şiir kitabı "Bir Ermeni General", 1965'te Ankara'da Toplum Yayınevi'nce basıldı. Gençlik dönemi şiirlerinde Orhan Veli, Attilâ İlhan ve İkinci Yeni şiirinin ortak özellikleri etkindir. Gerçek şiir kimliği 1965-1971 arasında Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Gerçek, Yeni Dergi ve Halkın Dostları'nda çıkan şiirleriyle oluştu. Bu şiirlerde toplumcu, etkin bir edebiyat anlayışının örnekleri yer aldı. 1965'te yayımlanan 'Bir Gün Mutlaka' adlı kitabı 60'lı yıllar toplumcu kuşağının manifestosu niteliğindeki şiirlerden oluşmaktaydı[2]. Kitaplaşan ilk çevirisi 'İvanov' (Anton Çehov) 1967'de basıldı. Mihail Yuryeviç Lermontov'dan ilk şiir çevirilerini de bu dönemde yaptı. 1970 yılında siyasi nedenlerle yurtdışında çıkan Behramoğlu, 1972'ye kadar Londra ve Paris'te yaşadı. Paris'te Louis Aragon ve Pablo Neruda ile tanıştı. Aragon'un yönetimindeki "Les Lettres Françaises"de, Abidin Dino çevirisiyle, "Bir Gün Mutlaka" dan bir bölüm yayımlandı. 1971'de Paris'te Théatre de Liberté'nin kuruluş çalışmalarına katıldı. İlk oyun "Légendes à Avénir / Geleceğe Masallar" için bölümler yazdı. Sovyet Yazarlar Birliği'nin davetlisi olarak 1972'de gittiği Moskova'da yaklaşık iki yıl kaldı. Bu dönemde Moskova Devlet Üniversitesi'nde stajyer olarak Rus Edebiyatı üzerine çalıştı. Daha önceki dönemin ürünü çevirileri (Puşkin, Bütün Hikâye ve Romanları, 1972) ve yurtdışı dönemin ürünü şiirlerden oluşan üçüncü şiir kitabı "Yolculuk, Özlem, Cesaret ve Kavga Şiirleri" 1974'te Türkiye'de yayımlandı. 1974'te af yasasından yararlanarak ülkeye dönen Behramoğlu, Muhsin Ertuğrul yönetimindeki İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda dramaturg olarak çalışmaya başladı. 1975'te kardeşi Nihat Behram ile çıkardıkları edebiyat-kültür dergisi 'Militan' büyük ilgi gördü. Bu dönemde Ataol Behramoğlu'nun "Ne Yağmur Ne Şiirler'(1976)", 'Kuşatmada (1978)', 'Mustafa Suphi Destanı" (1979), "Dörtlükler" (1980) adlı kitapları yayımlandı. 1979'da Türkiye Yazarlar Sendikası genel sekreteri oldu. Rus asıllı Ludmila Denisenko ile evliliğinden kızı Barış o yıl dünyaya geldi. 1980 darbesi sonrasında dramaturgluk görevinden ayrılmak zorunda kaldı. "Ne Yağmur'Ne Şiirler'"'in yeni basımının mahkemece 'toplatılması ve imhası'na karar verilen Ataol Behramoğlu bir hafta göz hapsinde tutuldu; kitap daha sonra beraat etti. 1981'de "İyi Bir Yurttaş Aranıyor" başlığı altında topladığı şiirler Türkiye'de 'siyasal kabare' türünün ilk örneklerinden biri olarak birçok kez izleyiciye sunuldu. Aynı yıl Yunanistan'da şiirlerinden seçmeler "Türkiye, Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum" adıyla yayımlandı. Dünya şairlerinden Rusça, İngilizce, Fransızcadan yaptığı çevirileri "Kardeş Türküler" adlı bir kitapta topladı (1981). "Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi"nin ilk çalışmalarına başladı. 1982'de Barış Derneği kurucu ve yöneticisi olarak tutuklandı, on ay tutuklu kaldı. Cezaevinde bulunduğu sırada, Asya-Afrika Yazarlar Birliği 1981 Lotus Ödülü'nü kazandı.1983'te 8 yıl hapse mahkum edildi. 1984'te ülkeden gizlice ayrılarak Fransa'ya gitti. Bir süre sonra pasaport verilmeyen ailesini de gizlice yurtdışına çıkardı. Hayatının 1989 yılında kadar süren bu döneminde Paris Sorbonne Üniversitesi'nde Rus edebiyatı ve karşılaştırmalı edebiyat konularında lisans üstü bir çalışma yaptı. 1986'da Paris'te ressam Yüksel Aslan ile birlikte Fransızca Türk edebiyatı dergisi 'Anka'yı kurdu ve yönetti. Birçok ülkede katıldığı toplantılarda konuşmalar yaptı, şiirlerini okudu. Almanya'da "Kızıma Mektuplar (1985)", "Türkiye, Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum" (1985) adlı şiir kitapları ve "Mustafa Suphi Destanı"nın yeni bir basımı yayımlandı. Şiirlerinden Macarcaya yapılan bir seçmeler 1988’de Budapeşte'de 'Europa' yayınevince yayımlandı Antoloji çalışmalarına da devam eden Behramoğlu bu dönemde "Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi"; "Dünya Şiiri Antolojisi" (Özdemir İnce ile birlikte); "Çağdaş Rus Şiiri Antolojisi"'ni yayımladı. Ayrıca 'Çehov-Bütün Oyunları (1. Cilt)', şiir üstüne yazılarını biraraya getiren 'Yaşayan Bir Şiir' (1986) ile 'Eski Nisan', 'Bebeklerin Ulusu Yok' adlı şiir kitapları yayımlandı. Hakkındaki davaların beraatla sonuçlanması üzerine Haziran 1989'da Türkiye'ye döndü. Türkiye'ye dönüşünden sonra Pendik Belediyesi'nde kültür danışmanlığı, ardından Simavi Yayınları'nda editörlük yaptı. 90'lı yıllarda 'Sevgilimsin' (1993) adlı şiir kitabını ve çeşitli yazılarını biraraya getiren, "İki Ateş Arasında" (1989), "Nâzım'a Bir Güz Çelengi" (1989), "Mekanik Gözyaşları" (1990), "Şiirin Dili-Ana Dil" (1997) yayımlandı. Aziz Nesin ile ilgili anılarını "Aziz Nesin'li Fotoğraflar" (1995); yurt dışı gezi yazılarını "Başka Gökler Altında" (1996) adlı kitaplarda topladı. Vera Tulyakova'nın anılarından ve Nâzım Hikmet'in şiirlerinden oluşturduğu "Mutlu ol Nâzım" adlı bir oyunu; belgesel bir oyun çalışması olan 'Lozan' adlı eseri vardır. 1995'te Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı seçilen şair; bu görevi 1999'a kadar iki dönem sürdürdü. 2002'de Türkiye P.E.N. Yazarlar Derneği "Dünya Şiir Günü Büyük Ödülü"'nü aldı. 2008 yılında şiirlerinden geniş bir seçmeler Amerika Birleşik Devletlerinde yayınlandı. Aynı yıl kendisine Rusya Federasyonunca uluslararası Puşkin Nişanı verildi. 1992'de İstanbul Üniversitesi'nde başladığı Rus Dili ve Edebiyatı öğretim üyeliğini 2003'te aynı üniversitede doçent, 2009'da Beykent Üniversitesi'nde profesör olarak sürdürdü. Şimdi İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim kadrosundadır. Cumhuriyet Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapmaktadır.