yıllar önce müzesine gittiğim için okudum gerçekten de okunmadan gidilmemeli bence çünkü ordaki her şeyin değerini neyi anımsattığını neden orda olduğunu neden o binanın seçildiği ancak böyle anlaşılır.
Kendi kendine eşya toplayan, bunları bir köşede biriktiren her takıntılı kişinin arkasında bir kalp kırıklığı, derin bir dert, açıklanması zor ruhsal yara olduğu anlamına geliyordu bu soru. Benim derdim neydi? Sevdiğim biri ölmüştü de, cenazesinde yakama resmini takamadığım için mi dertliydim? Yoksa, tıpkı bu soruyu soranınki gibi derdin derdim hiç ifade edemeyecek, utanç verici bir şey miydi? sayfa:474