Üçüncü adım Nietzche'in bütünlüklü veya tutarlı hiçbir şey getirmeyen aksine ahlâksız ve temelsiz fikir taslakları sunan çocuklara özgü yarı-çılgın düşüncesi önde gelen isimler tarafından felsefe biliminde söylenmiş son sözler olarak kabul edilince atıldı.
"Ne yapmalıyız?" sorusuna artık doğrudan
doğruya şöyle cevap veriliyor: Başkalarının yaşamlarına dikkat etmeden, nasıl istersen öyle yaşa.
Günümüz Hıristiyan dünyasının (Boer'lerin yakınlarda Çin'de işlediği ve din adamlarının meşrulaştırmaya çalıştığı, bütün dünya güçlerinin de kahramanca bir başarı olarak alkışladığı suçları unutmaksızın) ürkütücü bir vicdansızlık ve zalimlik durumuna ulaştığından şüphe duyan varsa, Nietzche'nin eserlerinin olağanüstü başarısı bunun için yeterli derecede inkâr edilmez deliller sağlıyor.
En iğrenç biçimde etkinlik arayan, birbirinden kopuk bu eserlerin, güç manyaklığıyla malûl cüretkâr, fakat sınırlı ve anormal bir Alman tarafından yazılmış olduğu anlaşılıyor. Ne kendilerinde görünen yetenek, ne de temel iddiaları noktasında bu kitaplar umumun dikkatini haketmiyor.