Elçin Ertem

Öz kitabı sol taraftan verilene gelince, o şöyle der: Ah, ne olurdu, bana kitabım verilmeseydi! Hesabımın ne olduğunu hiç bilmemiş olsaydım. Ah ne olurdu, iş bitmiş olsaydı! Hiçbir işime yaramadı malım. Sökülüp gitti benden saltanatım.
Sayfa 568 - Hakka Suresi 25-29·Kitabı okudu
Din
Reklam
Sabır ve salat ile yardım isteyin!
Sabır; "insanın nefsini dizginlemesi" yani direniştir. Yılgınlık, korkaklık, çöküntü ve dert yanmanın zıttıdır. Salat ile üç şey de kastedilmiş olabilir: şer'i manası olan "namaz", sözlük manası olan "dua", kök manası olan "dik duruş". Namaz duanın canlanmasıdır, dua kulun Allah'a dayanmasıdır. Salâtın türetildiği es-sala, "bir şeyi dik tutan şey" dir. Otururken ve ayaktayken insanı dik tutan kemiklere de denir. Bu durumda cümlenin manası şu olur: "Direnerek ve dik durarak Allah'tan yardım isteyin!"
Sayfa 769 - el-Müstean·Kitabı okudu
Din
Dinsiz bir ahlâk sistemi üzerine...
Din dışında bir ahlâk tesisine teşebbüs etmek, hoşlandıkları bir bitkiyi yeniden toprağa ekmek isteyen çocukların onu köksüz bir halde koparıp, sonra da o haliyle toprağa dikmelerine benziyor. Köksüz bitki olmadığı gibi, dinî temeli olmayan hakikî, halis bir ahlâk da olamaz.
Felsefe
Tabiatüstü ve akıldışılığın, dinin temel özelliklerini oluşturduğunu iddia etmek, sadece çürümüş elmaları görüp sonra da elma denen meyvenin temel özelliklerinin kekremsi bir acılık ve midede zararlı bir etki meydana getirmek olduğunu söylemeye benzer.
Din
Tolstoy'un Nietzsche hakkındaki görüşleri...
Üçüncü adım Nietzche'in bütünlüklü veya tutarlı hiçbir şey getirmeyen aksine ahlâksız ve temelsiz fikir taslakları sunan çocuklara özgü yarı-çılgın düşüncesi önde gelen isimler tarafından felsefe biliminde söylenmiş son sözler olarak kabul edilince atıldı. "Ne yapmalıyız?" sorusuna artık doğrudan doğruya şöyle cevap veriliyor: Başkalarının yaşamlarına dikkat etmeden, nasıl istersen öyle yaşa. Günümüz Hıristiyan dünyasının (Boer'lerin yakınlarda Çin'de işlediği ve din adamlarının meşrulaştırmaya çalıştığı, bütün dünya güçlerinin de kahramanca bir başarı olarak alkışladığı suçları unutmaksızın) ürkütücü bir vicdansızlık ve zalimlik durumuna ulaştığından şüphe duyan varsa, Nietzche'nin eserlerinin olağanüstü başarısı bunun için yeterli derecede inkâr edilmez deliller sağlıyor. En iğrenç biçimde etkinlik arayan, birbirinden kopuk bu eserlerin, güç manyaklığıyla malûl cüretkâr, fakat sınırlı ve anormal bir Alman tarafından yazılmış olduğu anlaşılıyor. Ne kendilerinde görünen yetenek, ne de temel iddiaları noktasında bu kitaplar umumun dikkatini haketmiyor.
Felsefe
Reklam