Ma qey me nizanibû
Destên hev bigirta û bajar bida ber lingan.
Lê me nekir Ez û tu Em li kêleka hev
Wek du nasan Meşiyan.
Evîna me du gav li dû me dihat
Serî di ber de.
Barış Bilen / Melekler Katı
Aşık bir kadın ne kadar tehlikeli olabilir ve bir adam sadakatsizliğin sınırlarını ne kadar zorlayabilir? İlişkilerde melek ve şeytan ayrımı yapabilir miyiz? Cem’in yaşadıklarını öğreneceğimiz #MeleklerKatı kitabında bu soruların cevaplarını bulacağız.
Cem ve Tuğba, birbirlerini çok severek evlenmiş bir çift. Tuğba’nın hamile kalmasıyla birlikte ilişkilerine ilk darbe iniyor. Cem kendini sıkışmış hissetmeye başlar. Özgürlüğünün elinden alındığını düşünür ve evliliğin ona göre olmadığına karar verir ama Tuğba’yı anne olma kararından vazgeçiremez. Hatta bu konuda Tuğba’nın çocukluk arkadaşı Ahu’dan ona yardım etmesini ister ama Tuğba annesiz büyümüş bir kadındır ve anne olmayı çok istiyordur.
Cem’in “Delicehoş” dediği zayıf ve çekici karısı Tuğba, gün geçtikçe kendini bırakmış, özellikle ikizlerden sonra fazlasıyla kilo almış ve eşinin uyarılarına rağmen yemeden duramayacak hale gelmişti. Ona göre yemek yemek, kaygılarından uzaklaşmasını sağlıyordu. Bu durum Cem’i iyice soğutmuş, önce telefondaki “Delicehoş” kaydı “Tuğba”ya dönmüş, sonra da aldatmalar başlamıştı.
Cem, idolü olan çok sevdiği babası ölünce dağılmış, üstüne bir de öğrendiği gerçeklerle yolunu iyice kaybetmişti. Tuğba çocuklara bakmaktan bunu göremedi ama en yakın arkadaşı Ahu, Cem’in anlık limanı oldu. Ahu’yu Çiğdem, Sali, Aslı gibi başkaları takip etti. Her seferinde birini bırakmadan diğerine gitti. Aklına gelmeyen şey ise aşık bir kadının ne kadar tehlikeli olabileceği idi. Bu kadınlar birbirini öğrendiklerinde alacakları intikamın önüne kim geçebilirdi?
Olaylarda her zaman için karşı tarafı suçlamak çok kolaydır. Peki olay yaşanırken neden dur denmez? Sonuçta yaşananlar iki kişilikse suçun bir kısmını da yüklenmek ve sorgulamak gerekir. Olaylar nasıl bu hale geldi ve
Melekler KatıBarış Bilen · İkinci Adam Yayınları · 202338 okunma
Senin saçlarını fotoğraflarda ellerimle taradım
Kursağımda benimle kendim arasında geçen bir mesele kaldı
Avluda baş gardiyanın gölgesi
Bir evimiz vardı ama gidecek hiçbir yerimiz yoktu
Bir de
Bazen insanı sadece anlayan o yağmur