Aşk bir melekedir. Onun tekniği, uzun bir hasretin şiddetli bir ihtiyaç haline getirdiği samimiliği bertaraf eden bir ustalık istiyor. Aşk bir hayaldir ve realitenin bol ışığına dayanamaz. Onun kendisine göre bir itiraf tekniği olmalı.
Bahtiyar olmaya alışmamış insanların, her saadetin arkasında pusu kuran fena talihlerin bir suikastinden ürkmelerine benzeyen sebepsiz bir korku içinde sevincini frenliyordu.
İnsanın gayesi insan, hayatın gayesi hayat, süratin gayesi sürat, düşünmenin gayesi düşünme, sporun gayesi spor, yemenin gayesi yemek, şehvetin gayesi şehvet, ticaretin gayesi ticaretten başka ne olabilirdi? Kendi merkezi etrafındaher gün biraz daha süratle dönmekten başka bir şey yapmayan insan, atlıkarıncada gözlerini kapayan çocuğun kilometrelerce ileri gitmesi hayalinebenzer bir ilerleme vehmi içindedir. Ben'inin tatmin edildikçe artan ve her gün biraz daha maddi bir mahiyet alan isteklerini karşılamaktan başka neye çalışıyor?
"Şüphesiz..." Çok defa cümlelerin başında dilimize musallat olan bu "şüphesiz" içinde kıvrandığımız şüphelerden hiç değilse sözle kurtulmak ihtiyacının ifadesi mi?