Her insan ayrı ayrı ele alınırsa birer vicdan, birer şuur sahibi görünür. Fakat insanlar kitle halinde, bireysel faziletlerinden bazılarını kaybediyorlar. Kör, muhakemesiz ve insafsız oluyorlar. Herkesin derdinden kendilerine sırf eğlence çıkarmaya bakıyorlar. Halkın başlıca eğlencesi dedikodudur.
Havalanan delikanlıları ne yaparlar bilirsiniz. Hemen evlendirirler. Bu genç uçurtmaların ipleri usta eller tarafından idare olunmazsa onlar yine havalanır. Hem de evvelkinin birkaç misli yükseklikte bir haşarılığa... Çünkü kadın, kocadan daha küçük bir çocuktur. Tecrübeli, yaşlı kadınların zapt edemedikleri bu sevda azgınlarıyla nasıl baş edebilecek?
Mesele içten içe bir tahakküm, yani birbirini alt etme meselesidir. Karı kocadan hangisi ötekinin burnuna hızmayı takarsa mağlup taraf için zincirin çekildiği yöne gitmekten başka bir hak ve çare kalmaz.
Her şey mutlak surette aleni olsa, ahlakın bünyesinde fesat mikropları barınamaz. En ayıp, en ağır fiilleri onları gizli tutabilmek kanaatine bağlanarak ve böyle bir saklayışa güvenerek işleriz.