Saye Daylan

Sevgisini nasıl dile getireceğini bilmediği için sevdiği insanları yanlışlıkla öldüren bir sapıktım sanki.
Edebiyat
Reklam
Simdi, küçük bir çocuğun yüzündeki kuru gözyaşları kadar çirkin olan tecrübesizliğim beni kızdırıyordu.
Sayfa 86 - Can Yayınları
Edebiyat
Evet efendim, on dokuzuncu yüzyılın akıllı insanı özellikle ahlaken karaktersiz olmak zorundadir; karakterli, caliskan bir insan aslinda dar kafalı bir varliktir.
Sayfa 11
Edebiyat
Mutlu Yaşam Üzerine
"...kendisine gerçek hazzın hazları küçümsemek olduğu düşüncesini benimsetmekten daha büyük bir iyilik yapamayacağını bilen insana mutlu diyelim." •Seneca
Felsefe-Düşünce
Kant
“İnsan usu bilgisinin bir türünde özel bir yazgı ile karşı karşıyadır: Öyle sorular tarafından rahatsız edilir ki, bunları göz ardı edemez, çünkü, ona kendi doğası tarafından verilirler; ve gene de onları yanıtlayamaz, çünkü, insan usunun tüm yeteneğini aşarlar. Us bu duruma hiç suçu olmaksızın düşer. Öyle ilkelerden yola çıkar ki, bunların deneyimin akışında kullanılmaları kaçınılmazdır ve aynı zamanda deneyim tarafından yeterince doğrulanırlar. Bunlarla (kendi doğasının bir sonucu olarak) her zaman daha da yüksek, daha da uzak koşullara yükselir. Ama orada görür ki, bu yolda işi her zaman tamamlanmamış kalmak zorundadır, çünkü sorular hiç bitmez; bu yüzden öyle ilkelere başvurmayı zorunlu görür ki, bunlar tüm olanaklı deneyim kullanımını aşarlar, ve gene de öylesine kuşkudan muaf görünürler ki, sıradan insan usu bile onlarla anlaşma içindedir. Ama us böylelikle bulanıklık ve çelişki içine düşer, ve tam bu nedenle herhangi bir yerde gizlenmiş yanılgıların temelde yatıyor olmaları gerektiği vargısını çıkarsa da, bunları ortaya seremez; çünkü yararlandığı ilkeler, tüm deneyim sınırlarının ötesine geçtikleri için, bundan böyle deneyimden gelecek hiçbir denek taşını tanımazlar. Bu sonu gelmez çekişmelerin kavga alanı metafizik olarak adlandırılır
Felsefe-Düşünce
Reklam