Kimimiz sevdik harcandık...
Kimimiz güvendik harcandık...
Kimimiz umut doluyduk harcandık...
16 yaşında medrese de iken okumuştum. Yaşanmış bir hayat hikayesi bu kadar mı etkili olur deyip hemen en sevdiğim 4 arkadaşıma kitabı önermiştim :) Sonra arkadaslarla 10 yıl sonra bir yer belirledik lakin suan bunu bir tek ben hatırlıyorum ne kadar acı bir durum :(
Abdullah Galip Bergusi
Başarının ve direnişin yollarını, dava adamı olmayı mü'min olmayı vs. daha nicelerini öğretti kızı Tala'ya olan mektubu ile..
"Allah'ım zalimleri zalimlere musallat et ki birbirlerini kırsınlar!" duasıyla nasıl dua edilmesini öğretti..
Hem mühendis,
Hem öğretmen,
Hem tamirci,
Hem de muhteşem bir baba ve eş..
Her seferinde tokat atar gibi sözleri yüreğimi dağladı :( ve ben bu davanın Neresindeyim deyip durdum!.. Ah Mescidi Aksam kanayan yaram Rabbim senin özgürlüğüne bizleri şahit kılsın...
Bir ses var insanın içinde.. Hiç susmayan, hep konuşan...
Geçen yıl bu ayda okumuştum ve günlerce etkisinden çıkamadım:
( Sus Ey nefsim! demeden edemiyor insan. Mutlaka okumalı ve okutturmalı..
Her türlü dikta ve despotluğu temsil etmesi açısından SARAY diyebileceğimiz ve tüm zamanlarda var olmuş, olan ve olacak oluşumlardan MAĞARA'ya oradan ARŞ'a uzanan istikametin yönünü gösteren, almamız gereken ilkeleri sıralayan rehber ve muhtasar bir eser.
"Depremi sigortalayıp evlerini koruma altına aldığı gibi insanların, bizim de artık Resûlullah aleyhisselamın sünnetini imanımıza sigorta ettirmemiz gerekiyor."
Sünnetin önemini bir de Nureddin Hoca'nın farklı bakış açısı ile okuyun derim.