"Abi!"
"Deme deme, hiç olmayacak zamanda karşı komşunun çatısına topun kaçmış gibi abi diye bağır."
"Bir şey söyleyecektim. Önemliydi. Bozmak istemedim, bir anlık ben öyle..."
"Söyle abim. Söyle miniğim, güzelim, kızım, yavrum benim. Söyle güzel kardeşim, dinliyorum."
Bir eli Bartu'nun elindeydi, diğer elini Hüseyin'in mezarına yerleştirdi, gözünden son bir yaş düştü, sanki acının gözyaşı değildi. Ardından çok kısık bir ses duyuldu: "Hüseyin," dedi zorlukla kekeleyerek, dudaklarından kardeşinin ismi döküldü, bu güzel ses Lâl Sarca'dan başka kimseye ait değildi. "Affet beni, affettim bizi."
"Canım kızım benim, yavrum. Kim çıkardıysa bu adamı senin karşına ben onun ta amına koyayım ya."
"Açık sözlü olmak gerekirse abiciğim; beni onunla tanıştıran sensin, bunun için teşekkür ederim."