Ah, daima o!.. Gözümde o, hayalimde o!.. O, o, o!.. Bir kere sokakta gördüm; keşke yüzüne baktığım zaman gönlüme düşen ateş, gözlerimi eritseydi. Daha bir bakışta vücudumda ne kadar kuvvet varsa toplayıp da gözlerimi başka tarafa çevirmek istedim. Eyvah!… Ne vücudumda kuvvet buldum ne gözlerime hükmüm geçti. Sanki ömrümde gördüğüm, duyduğum, okuduğum, düşündüğüm ne kadar güzel şey varsa hepsi bir yerde toplanmış da bir insan yüzü olmuş, karşıma gelmişti.
…benim bu dünyada çektiğim büyük acılar Heatcliff’in de acıları oldu. Onların her birini daha başından beri gözledim, duydum. Benim yaşamım onda odaklaşır, yeryüzünde her şey yok olsa da yalnız o kalsa, ben var olmakta devam ederim; başka her şey yerinde dursa da yalnız o yok olsa, evren bana tümüyle yabancılaşır, ben artık bu evrenin bir parçası değilmişim gibi olur. Linton’a olan sevgim ormanlardaki yapraklar gibidir; iyice biliyorum ki kış, ağaçları nasıl değiştirirse zaman benim sevgimi değiştirecektir. Heatcliff’a olan sevgim ise toprak altındaki değişmez kayalar gibidir, görünüşte pek hoşa gidecek yanı yoktur ama onsuz olmaz Nelly. Ben Heatcliff’im, o hep ama hep benim aklımda; bir zevk olarak değil tıpkı benim de kendim için her zaman bir zevk olmadığım gibi ama kendimmişim gibi, tıpkı o benmiş gibi… Onun için sakın bir daha bizim ayrılmamızdan söz etme, bu olamaz, hem sonra…
(Catherine)